Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/1927 E. 2022/10470 K. 22.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1927
KARAR NO : 2022/10470
KARAR TARİHİ : 22.12.2022

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3-2, 62/1, 50/3, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan ”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan ”Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece basit yargılama usulünün uygulanmaması gerekçelerinin açıklanarak, genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken; sanığın, idaresindeki araçla seyir halinde iken, kolluk kuvvetleri tarafından yapılan kontrolde güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde 2,36 promil alkollü olduğunun tespit edildiği olayda, tespit edilen alkol promil miktarı itibariyle kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşılarak hak ve nesafete uygun bir ceza tayini yerine, sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün dördüncü paragrafın hükümden kaldırılarak yerine “sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu ile suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak TCK’nın 50/1-a-3. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilerek sanığın 25 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmedilen 25 gün adli para cezasının sanığın ekonomik ve şahsi durumu gözetilerek TCK’nın 52/2. maddesi gereğince günlüğü takdiren 20 TL hesabı ile paraya çevrilerek 500.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,” paragrafının yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.