YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15670
KARAR NO : 2012/8585
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari alım-satım ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin satışa konu tüm malları eksiksiz ve ayıptan ari bir şekilde davalıya teslim ettiğini, davalının mal bedelini ödememesi üzerine alacağın tahsili için icra takibi yaptıklarını, davalı borçlunun ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; dava konusu malların müvekkiline teslim edildiğini, ne var ki teslim edilen mallardan plastik olan kısmın müvekkilinin istediği özellikte olmadığını, müvekkilinin bu malları kullanamayacağını davacıya bildirdiğini, bunun üzerine davacının bu plastik maddeleri alarak ayıbını gidereceğini söylediği, ancak birkaç gün sonra müvekkiline ayıplarını gidermeden teslim ettiğini, müvekkilinin iade faturası keserek malları iade etmek istediğini, ancak davacının bunu kabul etmediğini, müvekkilinin ayıpsız olan mal bedelini ödediğini, davacının talep ettiği mal bedelinden 34.913,49 TL’lik kısmının ödendiğini, bakiye kısımın ayıplı mal bedeline ilişkin olduğundan davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflar arasında alım-satım ilişkisi olduğunun tartışmasız olduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesiyle, talep edilen alacağın 34.913,49 TL’lik kısmının ödendiğini, bakiye kısımın ayıplı mal bedeline ilişkin olduğunu savunduğu, diğer yandan davalı borçlu tarafından takipten sonra ancak davadan önce 29/05/2009 tarihinde 9.516,94TL, davadan sonra 21/07/2009 tarihinde 15.396,55 TL, 16/10/2009 tarihinde ise 10.000TL ödendiğinin saptandığı, zaten bu miktarlar yönünden de ihtilaf kalmadığı, ihtilafın, davacı tarafından davalıya satılan ve 23/03/2009 tarihli-548692 nolu irsaliyeli fatura ile teslim edilen plastik maddesinin ayıplı olup olmadığı hususunda toplandığı, davalının bu faturaya konu malın müvekkilinin istediği özellikte olmadığını, müvekkilinin bu malları kullanamayacağını ve iade edilmek istenmesine rağmen kabul edilmediğini savunduğu, davalının ayıplı olduğunu bildirdiği malı 23/03/2009 tarihli ve 548692 nolu irsaliyeli fatura ile teslim aldığının anlaşılmakta olduğu, davacının böyle bir ayıp ihbarın yapılmadığını bildirdiği, davalının ise 05/05/ 2009 tarihli iade faturasına dayandığı, davalının beyanına ve dosyaya getirtilen tespit dosyasındaki bilirkişi raporuna göre ayıbın görünürdeki ayıp olduğu, dolayısı ile ayıp ihbarının T.T.K 25 ve BK 298 maddesine uygun şekilde ve sürede yapılmış olması gerektiği, oysa davalının ayıp ihbarını yasal süresinden sonra yapmış olduğu, bu durumda malı ayıpsız olarak aldığı ve bedelini de ödemesi gerektiğinin kabul edilmesi gerektiği, hal böyle olunca davalının icra takibine yaptığı itirazın yerinde olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne itirazın 49.757,03.- TL alacak yönünden iptaline, davalı borçlu tarafından takipten sonra ancak davadan önce 29/05/2009 tarihinde ödenen 9.516,94.- TL yönünden hukuki yarar bulunmadığından bu miktar yönünden talebin kısmen reddine ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 21.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.