YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2375
KARAR NO : 2010/4119
KARAR TARİHİ : 07.04.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının dava dışı abone şirketinin müvekkili ile yaptığı taksitlendirme protokolüne kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı borcu üstlenmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasında 6.551.66.-TL. alacağa yaptığı itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 2008/10460 Esas, 2009/5989 Karar sayılı ve 18.6.2009 tarihli ilamıyla davalının sair temyiz itirazlarının reddine, mahkemece hükmedilen miktar içinde gecikme zammının da bulunduğu gecikme zammı faiz niteliğinde olduğundan takipten sonrası için faize faiz yürütülmesine imkan tanıyacak şekilde hüküm kurulmasının B.K.nun 104/son maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporunda davacının 1.447.48.-TL.toplam gecikme zammı ve 5.104.18.-TL.asıl alacağının bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasında toplam 6.551.66.-TL.alacağa itirazının iptaline, 5.104.18.-TL.asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki bozma kararımızda mahkemece hükmedilen miktar içinde gecikme zammının da bulunduğunun hükme esas alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığı, gecikme zammının faiz niteliğinde olduğu gözetilmeden takipten sonrası için faize faiz yürütülmesine imkan verecek şekilde hüküm kurulmasının B.K.nun 104/son maddesine ayıkrılık oluşturacağı belirtilmiştir. Bozmaya konu karara dayanak alınan bilirkişi raporunda davalının 5.375.98.-YTL.asıl alacak olmak üzere toplam 6.551.66.-YTL.den kefil olarak sorumlu olduğu belirtilmiş, mahkemece 6.551.66.-YTL.üzerinden takibin devamına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemizin bozma ilamının 1’nci bendinde “davalının sair temyiz itirazlarının reddine” denilmekle davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. O halde mahkemece bozmadan sonra verilen kararda hernekadar toplam miktar 6.551.66.-YTL.ye davalının itirazının iptaline karar verilse de asıl alacağın 5.375.98.-YTL.olarak kesinleştiği gözetilmeden 5.104.18.-YTL.nin asıl alacak olarak kabulü doğru olmadığı gibi, bozulan kararda takip talebinde istenilen faiz oranına hükmedildiği halde bozmadan sonra verilen kararda asıl alacağa yasal faiz yürütülmesi de doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 7.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.