Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/1228 E. 2013/6735 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1228
KARAR NO : 2013/6735
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkil banka ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini diğer davalıların da müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kullanılan kredi sebebiyle oluşan müvekkil banka alacağı ödenmeyince hesap kat ihtarnamesi ve hesap ekstresinin keşide edilerek borçlulara gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla davalı şirket hakkında yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip sonucunda rehin açığı belgesi alındığını, bu belgeye dayanılarak davalı şirket hakkında genel haciz yoluyla takip yapılmışsa da takibin semeresiz kaldığını, bunun üzerine İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nden ihtiyati haciz kararı alındığını ve İzmir 8.İcra Müdürlüğü’nün 2010/9021 esas sayılı dosyasına ibraz edilerek davalılar hakkında genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, ancak davalıların yetkiye ve borca haksız itirazları ile takibin durduğunu, davalıların ihtiyati haciz kararına itiraz etmemeleri nedeniyle İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yetkisinin kesinleştiğini, bu durumda müvekkil bankanın ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yerde icra takibi yapmaya ve dava açmaya hakkı olduğunu belirterek itirazların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere göre; dava konusu alacağın sözleşmeden kaynaklanan para alacağı olduğu, bu tür alacaklarda yetkili mahkemenin alacaklının ikametgahı mahkemesi olduğu, alacaklının ikametgahının icra takibinde de belirtildiği gibi …-İstanbul olarak gösterildiği, HUMK’un 12.maddesi gereğince davanın ve takibin ihtiyati haciz kararının alındığı yer icra dairesi ve mahkemesinde de görülebileceği, ihtiyati haciz kararının İzmir’den alındığı ancak icra takibinde dayanak olarak ihtiyati haciz kararının gösterilmediği ve kararın borçlulara tebliğ edilmemiş olması nedeniyle kararın ve icra dairesi ile mahkemenin yetkisinin kesinleşmediği, bu madde kapsamında İzmir icra dairelerinin yetkisinin bulunmadığı, bu durumda ortada geçerli bir icra takibinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu icra takibi 21.06.2010 tarihinde yapılmıştır. Takip tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’un 12.maddesine göre ihtiyati hacizden sonra haciz kararının dayanağı olan alacak davası haciz kararını veren mahkemede de açılabilir. İİK’nın 50.maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi yönünden HUMK’un yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla tatbik olunur. Somut olayda ihtiyati haciz kararı İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nden alınmış olup, itiraz üzerine ihtiyati haczin kaldırıldığına dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığına göre aynı yer icra dairesinde takibe girişilmesinde usule aykırı bir yön bulunmadığından davanın esasına girilerek iddia ve savunma çerçevesinde deliller toplanıp hep birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.