YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19918
KARAR NO : 2012/18190
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Vek. Av. …
Davacı, yersiz olarak tahsil edilen idari para cezalarının kaldırılarak itirazı kayıtla yatırılmış olan bedelin yasal faiziyle iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, tespit ve Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, HMK’nın 150/5 maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanun’un 7.maddesine göre İş Mahkemelerinde uygulanan şifahi yargılama usulünü düzenleyen HUMK’un 473 vd. maddeleri 6100 sayılı HMK’nın 450.maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Yasa’nın 316/d bendine göre “hizmet ilişkisinden doğan davalara”, 316/g maddesine göre de “Diğer kanunlarda yer alan ve yazılı yargılama usulü dışındaki yargılama usullerinin uygulanacağı belirtilen dava ve işlere” basit yargılama usulünün uygulanması gerektiğinden eldeki uyuşmazlığa basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği açıktır.
Basit yargılama usulüne ilişkin kurallar HMK’nın 316-322.maddelerinde düzenlenmiş olup Yasa’nın 320/4 maddesine göre basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır ve Yasa’nın 322/1 maddesine göre bu Kanun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hâllerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır.
HMK’nın 147.maddesine göre “Taraflar, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat için duruşmaya davet edilir. Taraflara gönderilecek davetiyede, belirlenen gün ve saatte geçerli bir özrü olmadan mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde, duruşmaya yokluklarında devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyecekleri bildirilir.”
HMK’nın 150.maddesine göre usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
Dosyanın işlemden kaldırılabilmesi için tarafların 7201 sayılı Tebligat Yasa’sı hükümlerine uygun şekilde duruşmaya davet edilmiş olmalarına rağmen gelmemeleri veya gelen tarafın davayı takip etmeyeceğini bildirmesi gerekir.
Davacının mazereti nedeniyle duruşmaya katılmayacağını bildirmesi halinde, mahkemece mazeretin kabulü ile duruşma gününün davacıya bildirilmesine karar verilmiş ise yeni duruşma gününün davacıya tebliği zorunludur. Duruşmadan habersiz bulunan davacının yokluğunda dosyanın işlemden kaldırılması ve sonucunda davanın açılmamış sayılması usul ve yasaya aykırıdır.
Somut olayda, 24.01.2012 tarihli duruşmada “davacı vekilinin mazeretinin kabulü ile duruşma gününün bildirilmesine” karar verilmesine karşın “dosyada gider avansının bulunmadığı gerekçesiyle” davacı vekiline duruşma gün ve saatinin tebliğ edilmediği, 28.2.2012 tarihli duruşmaya davacı vekilinin katılmaması üzerine HMK’nın 150.maddesine göre dosyanın işlemden kaldırılmasına ve daha sonra da 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacı vekilinin mazeretinin kabul edilmesine karşın 28.2.2012 tarihli duruşma gününün bildirilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılabilmesi için zorunlu olan “davacı tarafın duruşmaya usulüne uygun şekilde davet edildiği halde gelmemesi” koşulunun somut olayda gerçekleşmediği, davacı vekilinin kendisine tebliğ edilmeyen duruşmaya katılmadığı gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılmasının mümkün bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 31/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.