Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8220 E. 2012/1708 K. 08.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8220
KARAR NO : 2012/1708
KARAR TARİHİ : 08.02.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili … hakkında … 2.İcra Müdürlüğünün 2008/52 esas sayılı dosyasıyla 4 adet bono miktarı 6.000 TL. alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü icra takibi yaptığını, icra takip dosyasında müvekkili … hakkında mal beyanında bulunmamak suçundan hapis cezası verildiğini, …’nin babası diğer müvekkili …’ın cezanın kaldırılmasını temin için icra dosyasına kefil olduğunu, takip konusu senetlerden doğan borcun müvekkilleri tarafından haricen davalı-alacaklıya 05.10.2008 tarihli ve “tutanaktır” başlıklı belge ile 10.000,00 YTL nakden vermek suretiyle ödendiğini, ancak bu belgede dava konusu icra takip dosya numarasının yerine müvekkili … ile ilgili verilen icra ceza mahkumiyet kararının dosya numarası yazıldığını, devamla icra dosyası kapatılmayarak alacaklı tarafça kötü niyetli bir şekilde müvekkil …’a kefilliğinden dolayı aynı dosyadan icra emri tebliğ edildiğini ve emeklilik maaşının haczedilerek icra takibine devam edildiğini ileri sürerek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, haksız ve kötü niyetli icra takibini devam ettiren davalı alacaklının % 40 tazminata mahkum edilmesine, varsa müvekkillerden fazla tahsil edilen meblağın da iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı…’nin babası …’un müvekkiline 1000,00 TL para ödediğine dair belge düzenlenerek imzalandığını, daha sonra hemen belge üzerinde oynama yapılarak 10.000,00 YTL olarak düzeltildiğini, davanın reddi gerektiğini savunarak % 40 icra tazminatının davacılardan alınmasını istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen Adli Tıp Kurumu’nun 16.07.2010 tarihli raporuna göre, davacı …’ın borcu nedeniyle hakkında yapılan icra takibinde ödeme taahhüdüne aykırı davranması nedeniyle … İcra Ceza Mah.nin 2008/355-465 karar sayılı ilamı ile 1 ay hapsen tazyikine karar verildiği, alacaklı davalıdan tutanaktır adlı belge ile borçlu …’dan nakden alacağına karşılık 10.000 YTL belge alındığı, babası …’ın maaşına haciz konulması için taahhütte bulunması üzerine maaşından 2200,00 TL kesinti yapıldığı, haczedilemezlik şikayeti üzerine maaşına konulan haczin kaldırılmasına karar verildiği, dava konusu 15.10.2008 tarihli tutanaktır başlıklı belgedeki “nakten 10.000 YTL aldım” yazısı üzerinde herhangi bir tahrifatın yapılmadığının tespit edildiği, imzanın davalı alacaklıya olduğunun alınan ifadesinden anlaşıldığı, bu nedenle davalının itirazlarının haklı olmadığı ,10.000 rakamı ve yazısı üzerinde herhangi bir tahrifatın veya sonradan ilave edildiğinin tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2.200,00 TL nin davacı …’a iadesine, % 40 icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK’nın 72/5. maddesine göre; “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlâmın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde kırkından aşağı olamaz.” denmektedir.
Davalı-kefilin emekli maaşından 5 kez her defasında 415,00 TL. kesinti yapılarak bu miktarların alacaklı vekili tarafından 05.10.2008 tarihli belgeden sonra tahsil edilmiş olduğu sabittir. Davalı-alacaklı takibe devam etmekte kötüniyetli olduğundan davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle istemin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.