YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9469
KARAR NO : 2011/3852
KARAR TARİHİ : 24.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, takibe konu bonodaki imzanın sahte olduğu iddiasına dayalı menfi tespit ve tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevabında, icra takibinin itirazsız kesinleştiğini, davacının haciz sırasında borcu ve imzayı kabul edip, ödeme taahhüdünde bulunduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre takibe konu senetteki borçlu imzalarının davacının eli mahsulü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 21.08.2007 tarihli mal beyan dilekçesinde, “…şu an ödeyemediğim borcumu en kısa sürede ödeyeceğim” dediği gibi 9.11.2007 tarihinde yapılan haciz sırasında borcu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunmuştur. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.