Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10256 E. 2012/1859 K. 09.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10256
KARAR NO : 2012/1859
KARAR TARİHİ : 09.02.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin 5129163 nolu elektrik tesisatına ait düzenlenen faturaların davalı borçlu tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin adresine göre … Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında bir abonelik sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirkete husumet yönetilemeyeceğini, takip dayanağı faturaların 2003 ve 2004 yıllarına ait olup, alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin davacı şirkete karşı hiçbir borcu olmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davalının abonelik sözleşmesi kapsamında tesis edilen 5129163 sayılı elektrik tesisatı aboneliğinin kendi adına devam ettiği süre içinde tahakkuk ettirilen elektrik tüketim bedellerinden sorumlu olup, takibe itirazında haksız olduğu, alacağın davalı tarafından da belirlenebilir ve likit nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava elektrik tüketim bedelinin aboneden tahsili için girişilen icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptaline ilişkindir.
Davalı vekili, davacı şirketle müvekkili arasında abonelik sözleşmesi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece taraflar arasında abonelik sözleşmesinin varlığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de dosya içerisinde bulunan 10.01.1986 tarihli sözleşmede abone “… … … Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti.” olup, takip ve davada borçlu olarak “… … … Uluslararası Taşımacılık ve Tic. A.Ş.” gösterilmiştir. Hal böyle olunca, davalı yanın husumet itirazı da gözetilerek her iki şirket yönünden araştırma ve inceleme yapılarak, aynı şirket olup olmadıkları, taraflar arasında abonelik ilişkisinin bulunup bulunmadığı belirlenerek tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.