YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14117
KARAR NO : 2011/8250
KARAR TARİHİ : 20.06.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı T.C Ziraat Bankası A.Ş vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin, banka dışındaki diğer davalılardan taşıt satın alarak bir kısmını peşin ödediğini, bakiye kısım için davalı bankadan 10.000 TL tutarında taşıt kredisi kullandığını, kredinin müvekkilinin eline geçmeden doğrudan davalı şirket tarafından tahsil edildiğini, müvekkilinin kredi taksitlerinin tamamını bankaya ödediğini, bir süre sonra davalı şirket ile anlaşarak aracı şirkete iade ettiğini, aracın kalan bölümünün davalı şirket tarafından üstlenildiğini aracın başkasına devri için davalı şirkete vekaletname verdiğini, müvekkilinin aracı üzerindeki rehnin, borcun ödenmesi sebebiyle kaldırıldığını ve başkasına devredildiğini öğrendiğini, ancak daha sonra davalı banka tarafından kredi sözleşmesinin devam ediyor oluşu gerekçe gösterilerek müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını bildirerek 24.05.2005 tarihli 42948978 nolu kredi sözleşmesi nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacıya 25.05.2005 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi gereğince 10.000 TL. lik kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını, diğer davalıların davacıyı aldatmasının müvekkili bankayla ilgisinin bulunmadığını, kullanılan kredinin karşılığında teminat alınmamış veya kaldırılmış olmasının borcu sona erdiren bir işlem olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar duruşmalara katılmamış, cevap da vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davacının kredi sözleşmesinden dolayı davalı bankaya borçlu olduğu, esasen dava dilekçesindeki anlatımdan bakiye borç durumunun davacının da kabulünde olduğu, rehnin kaldırılmasının borcun sona erdiğine ilişkin tek başına kesin bir delil teşkil etmeyeceği, davacının kalan borcun diğer davalılar tarafından üstlenildiğini ispatlayamadığından bankaya karşı sorumluluğunun devam ettiği gerekçeleriyle davalılar … ve … Otom. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davacının, davalı banka aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile söz konusu kredi sözleşmesinden dolayı icra dosyasında takip tarihi itibariyle 5.724,34 TL si dışında davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, takip tarihi itibariyle 5.724,34 TL bakımından menfi tespit davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu takibin 5.997 TL asıl alacak 176,71 TL işlemiş faiz, 8,83 TL BSMV, 18,20 TL masraf olmak üzere toplam 6.203,74 TL alacak üzerinden yapıldığı, davanın ise 5.997 TL asıl alacak üzerinde açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda alacağın, 4.778,14 TL asıl alacak, 884 TL işlemiş faiz, 14,20 TL BSMV, 16,20 TL masraf olmak üzere toplam 5.724,34 TL olarak belirlenmiş olmasına rağmen, mahkemece bu tür bir ayrıma gidilmeksizin asıl alacak miktarı olarak toplam 5.724,34 TL dışında borçlu olmadığı biçiminde karar verilmesi HUMK’ nun 381-388 maddeleri gereğince infazda tereddüt uyandıracağından asıl alacak ve ferileriyle ilgili ayrı ayrı hüküm kurulmaması yasa hükmüne aykırılık teşkil etmekte olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre, öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.