Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/3835 E. 2011/5172 K. 18.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3835
KARAR NO : 2011/5172
KARAR TARİHİ : 18.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili hakkında başlatılan icra takiplerine konu 1999 tarihli Tarımsal Kredi İkraz Sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını bildirerek 1999 yılına ait Tarımsal Kredi Sözleşme ve ilgili eklerindeki imzaların müvekkiline ait olup olmadığının tespitine, imzaların müvekkiline ait olmadığı saptanırsa takibin iptaline ve % 40 tazminatın davalıdan tahsiline ve davalı kurumun sorumluluğundan doğan zarar ve ziyanın karşılanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 1999 yılında iki kez müvekkili bankadan tarımsal kredi kullandığını, sözleşmedeki imzaların davacıya ait olmadığı yönündeki iddiaların araştırılması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, sözleşmedeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 21.12.1999/33 sayılı Tarımsal Kredi İkraz Sözleşmesindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığının ve davacının davalıya 3.110.TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, Ceylanpınar İcra Müdürlüğünün 2001/358 ve 2001/380 sayılı icra dosyalarına dayanak yapılan 1999 tarihli Tarımsal Krediler İkraz Sözleşmelerinden kaynaklanmaktadır. Davacı, bu sözleşmelerdeki imzaların kendisine ait olmadığını iddia ederek dava açmış, mahkemece sadece tediye fişleri üzerinde imza incelemesi yapılarak dava konusu sözleşmelerden 21.12.1999 tarihli olanı hakkında hüküm kurulmuştur.Davacı, anılan sözleşmelerde asıl borçlu olmasının yanında dava dışı kişilere müteselsil kefil olarak da gösterilmiştir. Bu durumda mahkemece davacının anılan sözleşmelerden dolayı sorumlu olup olmadığının belirlenebilmesi için sözleşmelerdeki imzalar yönünden inceleme yaptırılarak her iki sözleşme bakımından da varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 18.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.