Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/4659 E. 2011/14577 K. 23.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4659
KARAR NO : 2011/14577
KARAR TARİHİ : 23.11.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 30.12.2010
No : 1494/1743

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı asıl borçlu … arasında kredi kartı üyelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı …’in kefil olarak sözleşmeyi imzaladığını, kredi kartı harcamalarının ödenmediğini, hesabın kat edildiğini, davalılar aleyhine girişilen icra takibinin kısmi itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili … yönünden kefil olunan miktar dışında takip yapıldığını, temerrüt koşullarının bulunmadığını, asıl borcun ödendiğini, bunun dışındaki borcu kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne davalının takibe vaki itirazının 4.542.11 TL üzerinden iptali ile takibin 1.922.52 TL. asıl alacağa takip tarihinden itibaren faize faiz uygulanmasına sebebiyet verilmeyecek şekilde faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine ve takibe konu asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, kredi kartı üyelik sözleşmesi uyarınca davalı asil borçlu …’e kullandırılan Gold ve Visa Kredi Kartı borçlarının tahsili için davalı asıl borçlu … ve davalı kefil … aleyhine başlatılan icra takibine vaki işlemiş faiz ve ferilerine yönelik kısmi itirazın iptali istemine ilişkin olmasına karşın, mahkemece takibin tamamına itiraz varmış gibi karar verilmesi doğru olmadığı gibi, hesaplama yönünden farklılık arz eden kök ve ek raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek davalıların itirazlarını karşılayacak şekilde rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisinde de isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.