Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/1937 E. 2011/11398 K. 26.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1937
KARAR NO : 2011/11398
KARAR TARİHİ : 26.09.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında davalılara ait üzerinde akaryakıt satış ve servis istasyonu kurulu taşınmazın müvekkili şirkete 15 yıl süreyle kiralanması hususunda anlaşma yapıldığı ve kira bedelinin peşin olarak ödendiğini, ayrıca davalının müvekkili şirketin bayisi olmak için taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı ve müvekkili tarafından işyerine çeşitli yatırımlar yapıldığını, ancak Rekabet Kurulu’nun aldığı kararlar doğrultusunda 18.09.2005 tarihinden önce yapılmış ve süresi 5 yılı aşan sözleşmelerin 18.09.2010 tarihine kadar muafiyetten yararlanabileceği, bu tarihten sonra muafiyet koşullarının ortadan kalkacağının belirtildiği, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 56.maddesi uyarınca aynı Kanun’un 4.maddesine aykırı olduğundan bahisle Rekabet Kurulu tarafından geçersiz sayılan anlaşmalar nedeni ile tarafların birbirlerine verdikleri her şeyin BK’nun 63.64 maddeleri uyarınca iadesi gerektiği, bu nedenle müvekkili tarafından peşin ödemenin ve bedelsiz kalan kira parası ile müvekkilinin yaptığı yatırımlar ve davacıya ödenen primlerin iadesi gerektiği, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek alacağının faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, intifa sözleşmesi ile bayilik sözleşmesinin devam ettiğini, davacının mevcut ve oluşmuş zararının bulunmadığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki intifa ve bayilik sözleşmeleri ayakta iken, sözleşmelerin geçersiz hale geleceğinden bahisle sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak böyle bir alacak davası açılamayacağı, zira her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceği, dava tarihi itibariyle ve halen de taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki devam ettiğinden henüz iddia edilen sebepsiz zenginleşme olgusunun işlemeye başlamadığı gerekçeleriyle erken açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizi, lehlerine eksik vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasındaki akdin feshedilmediği ve geçerli olduğu gerekçesiyle verilen red kararı esasa ilişkin nihai karar olup, buna göre davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre hesaplanacak nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmolunması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.