YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3964
KARAR NO : 2012/8602
KARAR TARİHİ : 22.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirkete müvekkilinin mal sattığını, 29.08.2010 tarihli satış sözleşmesi uyarınca kargo ile gönderilen malların davalı çalışanlarına teslim edildiğini ileri sürerek ödeme yapılmaması üzerine başlatılan takibe karşı davalının haksız itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, satış sözleşmesinde davalı şirket temsilcilerinin imzasının bulunmadığını, daha önceden devam eden ticari ilişkileri olduğunu, ama sözleşmeye dayalı müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, sözleşmedeki malları müvekkilinin almadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, takip dayanağı sözleşmenin davalı tarafından imzalanmadığından BK’nun 73.maddesinin uygulanma olanağı olmadığı gibi, Adana İcra Müdürlüğü de yetkili bulunmadığından, takibin yetkili icra dairesinde yapılmaması nedeniyle itirazın iptali davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili, 29.08.2010 tarihli satış sözleşmesinde davalı şirket temsilcisinin imzası olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı şirket yetkilisi …’ün 20.04.2011 tarihli celsedeki ifadesinde, kaşenin davalı şirkete ait olduğunu kabul etmiş, 29.08.2010 tarihli satış sözleşmesini, davalı şirket adına dava dışı… imzalamıştır. …, dosyada davalıya ait SGK kayıtlarına göre davalı şirket çalışanı değildir. Ancak, davacı tarafından davalı şirkete gönderilen mallarla ilgili, PTT Genel Müdürlüğünün 10.03.2011 havale tarihli yazısına göre, davalı şirket adına malları teslim alanların, davalı şirketin kayıtlı çalışanları yanında dava dışı…’nin olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca davacı vekilinin temyiz dilekçesine eklediği davalı şirket yetkilisi …’ün 12.08.2011 tarihli polisteki ifadesinde “……’nin açılış döneminde yardımcı ve danışman olarak yardımcı olduğunu…beğenilen aletlerin… yardımı ile sipariş edildiğini…”şeklinde açıklamada bulunduğu görülmüştür.
Hal böyle olunca, taraflar arasındaki varsa akdi ilişkiyi ve malların teslimini maddi vakıa olarak inceleyerek, sözleşmenin geçerliliği konusunda araştırma yapılarak sözleşmenin geçerliliği kabul edilirse ve malların da teslimi ifa edilmişse, alacağın BK’nun 73’e göre para alacağına dönüşeceği gözetilerek işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 22.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.