YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4231
KARAR NO : 2011/15659
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının taraflar arasındaki satış sözleşmesinde kararlaştırılan fiyatlarla devam edemeyeceğini ileri sürerek zam isteyerek ürünlerin yeni fiyatlarla teslim edileceğini bildirmesi üzerine başka bir firmadan mal alımı sonucu aradaki bedel farkı ve navlun giderlerinden dolayı uğradığı toplam 26.470,23 TL’nin imtina tarihi olan 09.07.2007’den itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmede fiyatların değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğine dair bir düzenlemenin bulunmadığını, müvekkilince yapılan teklifin sözleşmenin değiştirilmesi niteliğinde olmadığını, sözleşmenin müvekkili temerrüde düşürülmeksizin tek taraflı ve haksız olarak feshedildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi devam ederken davalının davacıya gönderdiği faks mesajı ile 01.07.2007 tarihinden itibaren fiyat artışına gideceğini ve dolayısıyla malı teslim borcunu sözleşmeye uygun şekilde ifa etmeyeceğini bildirdiği, böylece BK’nun 101. vd. md. çerçevesinde ihtarname gönderilmesine gerek kalmaksızın temerrüde düştüğü, zira alacaklının son bir süre tanımasının tesirsiz kalacağının açık olduğu, davalının sözleşmede öngörülen mal teslim borcuna ilişkin hükmü ihlal ettiği, davacı tarafından bedel farkı ve nakliye giderlerinin ödenmesi istemli ihtarname üzerine davalının istemi kabul etmediğini bildirir 05.10.2007 tarihli cevabı ile önceki faturalar nedeniyle temerrüde düştüğü, bu tarihten sonra oluşan fiyat farkı ve navlun bedeli yönünden her bir fatura tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 24.01.2007 tarihli art arda teslim şartlı sözleşmede sözleşme konusu malzemelerin 2 ayda bir teslim alınacağı (m-6), fatura tarihinden itibaren 60-90-120 gün vadeli çekler ile adına yapılacağı (m.5), sözleşme kapsamında fiyatın dolar cinsinden yıl sonuna kadar sabit olduğu belirtilmiştir.
Davacı, davalının sözleşme konusu malların bir kısmını teslim ettiğini ve bedelleri aldığını, 09.07.2007 tarihli yazı ile fiyat artışı talep ettiğini, bu talebin sabit fiyat garantisine aykırı olduğunu, bu nedenle başka firmadan fazla fiyatla mal aldığını ileri sürerek uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
Sözleşmede teslim tarihi konusunda bir açıklık bulunmamaktadır. Sözleşmenin teslim tarihleri ve miktarları başlığını taşıyan 4. maddesinde de teslim tarihi konusunda bir belirleme yapılmamıştır. Bu nedenle olayda 818 sayılı BK’nun 187 ve 182.maddelerinin uygulama imkanı bulunmamaktadır. Teslim tarihi açıkça belirlenmediğine göre davacının davalı borçluyu 818 sayılı BK’nun 106. maddesi uyarınca temerrüde düşürmeden ikame alım nedeniyle uğradığı zararı isteyemez.
Davalının 09.07.2007 tarihli faks mesajı içeriğinden borçluya süre verilmesine gerek olmadığı sonucuna varılamaz. Davalının bu faksını alan davacının sözleşme hükümleri uyarınca mal teslimi için süre verdikten sonra ikame alım yoluna gitmesi gerekir. Davacının başka firmadan mal alımından sonra çektiği ihtarname BK’nun 106. maddesi kapsamında bir ihtarname olarak kabul edilemez. Mahkemece bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.12..2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.