Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4951 E. 2010/8378 K. 01.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4951
KARAR NO : 2010/8378
KARAR TARİHİ : 01.07.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirlien itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekili ile davacı … İnş. Tic.A.Ş.vekillince duruşmalı, olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Asıl dava davacının … Savaşı sırasında Irak’ta yaptığı işler nedeniyle uğradığı zarar karşılığı Birleşmiş Milletler Tazminat Komisyonu tarafından davacı adına Merkez Bankasına gönderilen 400.218 Dolara davalı tarafından haksız olarak el konulduğu, el konulan paranın tahsili için yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiği iddiası ile açılan itirazın iptali istemine, Dairemiz bozma ilamından sonra asıl dava ile birleştirilen … 5.Ticaret Mahkemesinin 2003/475 sayılı dosyası ise, davacı şirketin keşideci diğer davacıların kefili, davalı bankanın lehdarı olduğu bonolar ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bozmaya uyularak asıl dava yönünden bilirkişi kurulundan 1.8.2008 tarihli rapor alınmış, … 5.Ticaret Mahkemesi ise 2003/475 sayılı dosyasının asıl dava itirazın iptali davası ile birleştirilmesine karar vermiştir.
Mahkemece asıl davada alınan bilirkişi kurulu raporuna göre davacının davalı bankaya borcu bulunduğundan davacının açtığı itirazın iptali davasının reddine birleşen dava yönünden ise birleştirme kararından önce alınan kök ve ek rapora göre davacı şirketin davalı bankaya borcu bulunmadığından birleşen davanın kabulüne davacıların bonolar ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm asıl dava yönünden davacı şirket, birleşen yönünden ise davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemiz bozma ilamına uyularak itirazın iptali davası ile menfi tespit davası arasında irtibat bulunduğu kabul edildiğine göre asıl dava ile birleşen davada ileri sürülen iddia ve savunmalar birlikte değerlendirilerek konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, her bir davayı kendi içinde değerlendirerek birbiri ile çelişen ayrı ayrı raporlara göre hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davalı bankanın Bankacılık Kanununun 140 ve geçici 13.maddesi gereği harçtan muaf olduğu gözden kaçırılarak harçtan sorumlu tutulacak şekilde karar verilmesi de isabetli görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına (harç yönünden davalı banka yararına) BOZULMASINA, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 750.00.-TL.duruşma vekalet ücretinin birbirlerinden alınarak yekdiğerine ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 1.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.