Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4274 E. 2010/6810 K. 02.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4274
KARAR NO : 2010/6810
KARAR TARİHİ : 02.06.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
Tarih : 18.11.2009
Nosu : 508-556

Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahillerden Scania Tüketici Finansmanı A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirketin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, ekonomik kriz nedeniyle borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesi çerçevesinde alınacak tedbirle borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olduğunu belirterek müvekkilinin iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporundan davacının borca batık olduğunun anlaşıldığı, sunulan iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğu, iflasın ertelenmesi yönünde oluşan bilirkişi raporuna itibar edilmesi gerektiği belirtilerek davacının iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm müdahil Scania Tüketici Finansmanı A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının borca batık olduğu, 100.000 TL’lik sermayesinin 75.250 TL’sinin ödenmediği, bir yıldan daha uzun bir sürede borca batıklıktan kurtulabileceği belirtilmiştir. Mahkemece bu bilirkişi raporu hükme esas alınarak iflasın ertelenmesine hükmedilmiştir.
İyileştirme projesinde sermaye artırımı, yeni ortak alınması gibi şirkete dış kaynak sağlamaya yönelik somut tedbirlere yer verilmemiş, mevcut işlerden beklenen gelirler, şirket yönetiminin yeniden yapılandırılması ve tasarruflu davranılması gibi genel ve soyut tedbirler öngörülmüştür. Ayrıca davacı şirket sermayesinin bir kısmının ödenmemiş olması nedeniyle iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulup, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 2.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.