Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/4579 E. 2010/1624 K. 17.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4579
KARAR NO : 2010/1624
KARAR TARİHİ : 17.02.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin abonesi olan davalının elektrik tüketim faturalarının bedelini ödememesi üzerine toplam 4.005.72.-YTL.alacağın tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi gereğince davacının ödenmeyen elektrik tüketimi miktarının bedelinin ve son ödeme tarihinin ispat külfetinin davacıda olduğu, davacının sunduğu belgelerin alacağın varlığını ve miktarını tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkca göstermediğini, bilirkişinin de bu yüzden hesaplama yapamadığı, davacı vekilinin normal tüketimden dolayı alacaklı olduklarını iddia etmesine rağmen davacı kurumun kaçak tüketimden dolayı alacaklı olduklarına ilişkin mahkemeye yazı gönderdiği, HUMK.nun 508. maddesi gereğince davacının dava dilekçesinde dayandığını beyan ettiği belgeleri mahkemeye sunmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı taraf davalı aleyhine yaptığı icra takibinde dayanak olarak elektrik tüketim faturaları olduğunu açıklamış ve davalı abonenin borç çizelgesini de takip talebine ekleyerek normal tüketim bedellerine iliştin tahakkuk tutarlarını dökümlü olarak göstermiştir. Davacı takip talebinde ve dava dilekçesinde alacağın normal tüketim bedelinden kaynaklandığını belirttiği halde mahkemece kaçak tüketimden dolayı davalının borçları olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece davacının kayıtları incelenerek ve mahallinde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılıp alınacak rapor değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.