Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/4899 E. 2013/7016 K. 17.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4899
KARAR NO : 2013/7016
KARAR TARİHİ : 17.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki sebebiyle verilen ve ibraz tarihinde karşılıksız çıkan toplam 13.000 TL. Bedelli 3 adet çekin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında bir alışveriş olmadığını, bu çeklerin davacının eline nasıl geçtiğini bilmediğini, çeklerin kambiyo niteliğini yitirdiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; dava ve takip konusu çeklerin davalı … tarafından keşide edildiği, hamilinin … olduğu, ancak dava tarihi itibariyle çeklerin 6 aylık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu, bu hali ile bu çeklerin ancak delil başlangıcı kabul edilebileceği, davalı vekili tarafından da icra dosyasına yapılan itirazda taraflar arasında bir alacak verecek ilişkisi olmadığından bahisle borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, davacı tarafından her ne kadar taraflar arasında bir ticari ilişki ve alışveriş olduğu iddia edilmekte ise de, bu alış verişe ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediği gibi son celsede davacı vekili bu çeklerin davalıya verilen borç paraya istinaden alınan çekler olduğunu beyan ettiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle dava ve takip dayanağı 30.09.2010 ve 30.10.2010 tarihli iki adet çek yönünden davacı-lehtar ile davalı-keşideci arasında temel ilişki bulunduğu, takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış olan bu çekler yazılı delil başlangıcı oluşturacağından davacının alacak iddiasını tanık dahil her türlü delille ispat edebileceği, somut olayda davacı vekilinin 14.03.2012 tarihli celsede çekler dışında başka bir delillerinin bulunmadığını beyan ettiği, bu durumda bu iki çek yönünden alacak iddiasını ispat edemediği gözetilerek davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava ve takip dayanağı 25.08.2010 tarihli hamiline çekin hamili davacı olup, keşidecisi davalı olduğundan davalıya karşı TTK’nın 644. maddesi uyarınca zamanaşımına uğramış çek yönünden sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak davacı alacağını talep edebilir. Davacı vekili 14.03.2012 tarihli celsede dava ve takip konusu 3 adet çek yönünden sebepsiz zenginleşmeye dayanarak davaya devam etmek istediklerini beyan etmiştir. Davalı-keşideci 25.08.2010 keşide tarihli iş bu çek yönünden sebepsiz zenginleşmediğini ispatla yükümlüdür. O halde, bu çek yönünden de açıklanan bu husus gözetilmeden yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.