YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1281
KARAR NO : 2011/12459
KARAR TARİHİ : 12.10.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca 31.05.2008 keşide tarihli 25.000 TL bedelli çeke ve 18.03.2008 vade tarihli 10.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz kararı alınarak icra takibine girişildiğini, oysa takibe konu çek ve bono bedellerinin ödendiğini, hatta buna rağmen haciz baskısı altında 22.04.2009 tanzim, 01.07.2009 vade tarihli 11.250 TL bedelli bononun müvekkili tarafından davalıya verildiğini, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek takibe konu çek ve bono ile haciz sırasında verilen bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine, çek ve bonoların iptaline ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin icra takibindeki 26.000 TL tutarındaki alacağından vazgeçmiş olduğunu, kredi kartı ile ödendiği iddia olunan 9.000 TL.lik ödemenin davacının başka borcuna mahsuben alındığını, haciz sırasında alınan bononun icra takibine konulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, takibe konu bono ve çek bedellerinin ihtiyati haciz tarihinden önce davalıya ödendiği, buna rağmen davalı tarafından davacı aleyhine ihtiyati haciz kararı alınarak icra takibine girişildiğini, 9.000 TL.lik ödemenin davacı şirketin başka bir borcuna mahsuben yapıldığı ileri sürülmüş ise de ödemeyi yapan dava dışı … … ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığından davalı savunmasına itibar edilmediği, dolayısıyla davacının davalıya borcunun bulunmadığı, haciz sırasında alınan 11.250 TL bedelli bononun haciz yapılmaması karşılığında haciz baskısı altında verildiği, davacının bu bono nedeniyle de borçlu olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne dava konusu çek ve bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, çek ve bonoların davacıya iadesine, iade edilmediği takdirde iptaline, davalı borç ödendiği halde takip yaptığından davalının davacıya asıl alacağın %40’ı oranında kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.