Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/1429 E. 2011/12467 K. 12.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1429
KARAR NO : 2011/12467
KARAR TARİHİ : 12.10.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili firmanın davalı banka hesabını kullanarak internet üzerinden satış yaptığını, 24.11.2008 tarihinde müvekkiline verilen 4 adet sipariş üzerine müvekkili tarafından banka çalışanı müşteri temsilcisi vasıtasıyla bankanın onayı alınarak toplam 3.807,80 TL tutarında satış gerçekleştirildiğini, ancak satışın kart hamili tarafından yapılmadığından bahisle davalı banka tarafından satış ücretinin müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, güvenlik zafiyetinden ve personel hatasından dolayı davalı bankanın sorumlu olduğunu, satış ücreti alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı firmanın satışa konu malları kart hamiline teslimini imzalı belge ile tevsik etmeyerek basiretli ve özenli davranmadığını, taraflar arasında akdedilen üye işyeri sözleşmelerinden kaynaklı yükümlülüklerin davacı yanca gereği gibi yerine getirilmediğini, müvekkili bankanın dava konusu işlemlerde aracı banka durumunda olup müvekkili bankaya kusur izafe edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan 21.04.2010 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 31.07.2007 tarihi itibari ile Sanal Pos işlemlerinde “3D Secure” uygulanmasına geçilmesinin zorunlu hale geldiği, bu bağlamda kartı veren banka ile aracı davalı bankanın üzerlerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediği, kartın gerçek hamilinin kredi kartının çalındığını yasal sürede bildirmediği halde kabul eden dava dışı Garanti Bankası ve Charge-back(geri ödeme)yapan davalı bankanın sorumlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının takibe vaki itirazının iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı ile davalı banka arasında akdedilen üye işyeri sözleşmesinin “L.4 Gerçek Dışı veya Usulsüz veya Kurallara Aykırı İşlemlere Dair Hususlar” başlıklı bölümünün L.4.2 kısmında; “üye işyeri, POS veya imprinterden gerçek veya geçerli bir banka/kredi kartı geçirilmeksizin yapılan işlemler, üye işyeri sahibi ortakları, personeli veya 3. kişilerin ihmal ve/veya suistimalinin bulunduğu işlemler, satış belgesi düzenlenmeden yapılan satışlar, Banka’dan usulünce alınmamış üye işyerince üretilen gerçekdışı onay kodu ile yapılan işlemler, kartların manyetik şerit veya çiplerinde kayıtlı bilgilerin her ne amaçla olursa olsun kullanımı ya da saklanması, başka kişi ya da kurumlara aktarılması gibi yapılan gerçekdışı ve usulsüz işlemler, taklit, tahrifat nedeniyle veya dolandırıcılık ve sahtecilik olaylarına zemin hazırlayan eylemler nedeniyle Banka’nın yapacağı ödemelerden kendisinin sorumlu olduğunu ve bunların Bankaca tespiti halinde herhangi bir ihbara gerek olmaksızın bu işlemlere esas tutarları, hesabına alacak kaydedildiği tarihten iade edeceği tarihe kadar gecen süredeki gecikme cezası ile birlikte Banka’nın üye işyerine ait hesaplardan resen mahsuba yetkili olduğunu, hesabın yeterli olmaması durumunda Banka’nın yapacağı ilk yazılı talebe istinaden Banka’ya ödemeyi kabul ve taahhüt eder…”hükmü yer almaktadır. Mahkemece anılan sözleşme hükmü üzerinde durulup tartışılmadan ve dosyada mevcut 07.01.2010 ve 21.04.2010 tarihli bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki, davacının tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.