Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12457 E. 2010/1637 K. 17.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12457
KARAR NO : 2010/1637
KARAR TARİHİ : 17.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itirazın incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati hacze itiraz edenler vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
İhtiyati haciz isteyen vekili, diğer borçluların müteselsil kefaletiyle … Ltd.Şti.’ne kullandırılan kredinin geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ve alacağın muaccel hale geldiğini belirterek, asıl borçlu ve kefiller hakkında ihtiyati haciz istemine bulunmuş, talep uygun görülerek mahkeme ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, teminatsız ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, müvekkillerinin şirket ortağı oldukları dönemdeki genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödendiğini, daha sonraki kredi sözleşmelerinde müvekkillerinin imzalarının dahi olmadığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, bankaların güven müesseseleri olması nedeniyle teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesi konusunda mahkemenin yerleşik içtihadı bulunduğu, sair itirazların İİK’nun 265.maddesi kapsamında olmadığı belirtilerek ihtiyati haczin kaldırılması isteminin reddine karar verilmiş, hüküm muterizler tarafından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 259’uncu maddesi uyarınca, “İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. -Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.-Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.” Bu hüküm uyarınca, kural olarak ihtiyati haciz isteyenin teminat yatırması bir zorunluluktur. Teminatsız ihtiyati haciz kararı verilemez. Teminatın amacı, anılan kanun hükmünde açıkça belirtildiği üzere hem borçlunun hem de üçüncü kişilerin ihtiyati haczin haksızlığının anlaşılması hâlinde uğradıkları zararların güvence altına alınmasıdır. Teminat olarak nelerin gösterilebileceği Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 96’ncı maddesinde sayılmıştır.
Kural olarak teminatsız ihtiyati haciz kararı verilemez ise de; kanunlarda teminat alınmayacağına ilişkin istisnai hükümlerin bulunması hâlinde, bu istisnaî hükümlerin amacı ve kapsamı ile sınırlı olarak teminat aranmaksızın ihtiyati haciz kararı verilebilir. İİK’nın 259’uncu maddesinde ilama dayanan alacaklarda teminat aranmayacağı, ilam niteliğindeki belgelerden doğan alacaklarda ise teminatın gerekip gerekmediğinin hâkiminin takdirine bağlı olduğu belirtilmiştir. İİK’nın 301,II hükmünde de konkordatonun reddi hâlinde teminatsız ihtiyati haciz kararı verileceği öngörülmüştür. Teminatsız ihtiyati haciz kararı verilebileceğine ilişkin istisnai hükümler İİK dışında bazı özel kanun hükümlerinde de yer almaktadır. Örneğin, Bankacılık Kanununun 140,IV hükmünde kamu tüzel kişiliği olan Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na, aynı Kanunun geçici 13’üncü maddesinde, sermayesinin yarıdan fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ya da hisselerinin çoğunluğu üzerinde bu kurum ve kuruluşların idare ve temsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalara (Tasfiye Hâlinde T. Emlak Bankası A.Ş. dâhil), 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi Ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanunun Geçici Madde 4,II hükmü uyarınca Kanunun adında sayılan bankalara, bu konuda istisna tanınmıştır. Bu nedenlerle Kanunda açıkça tanınan istisnalar dışında teminat gösterilmeksizin ihtiyati haciz kararı verilemez. Mahkemece, bu yönler gözetilmeksizin ihtiyati haciz talebinin içerik ve özelliğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 17.2.2010 günü oybirliği ile karar verildi.