Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3358 E. 2010/943 K. 03.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3358
KARAR NO : 2010/943
KARAR TARİHİ : 03.02.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, üye işyeri sözleşmesi çerçevesinde davalıdan alınan POS cihazından sahte kredi kartı ile alışveriş yapıldığını, bankanın sahte kredi karşı kullanımı konusunda yeterli ve gerekli önemleri almayarak kusurlu davrandığını, bu kartla yapılan alışveriş bedelinin tahsili amacıyla yapılan takibin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın % 40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının işyeri üyelik sözleşmesine aykırı davrandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının aynı gün aynı saatte dakikalar farkıyla 3 ayrı slip düzenleyerek güvenlik kontrolünü bilmeden devre dışı bırakması ve yeterli kimlik kontrolü yapmaması nedeniyle kusurlu olduğu, davalı bankanın da sahte kredi kartına provizyon vermesi ve bu sahte kredi kartının üye işyerlerinde kullanılmasına engel olmak için gerekli tedbirleri almamasından dolayı kusurlu olduğu belirtilerek bilirkişi heyeti tarafından belirlenen kusur oranları uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesinin 11’nci maddesinde, POS/IMPRINTER’den gerçek veya geçerli bir kart geçirilmeksizin yapılan gerçek dışı veya usulsüz işlemler nedeniyle üye işyerinin sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacı üye işyerinin taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ve uluslararası kart kabul kurallarına aykırı davrandığı, aynı işlem için 3 adet slip işlemi gerçekleştirildiği, usulsüz işlem yapmak suretiyle güvenlik kontrollerinin aşılmasına sebep olduğu belirtilmiştir. 5464 Sayılı Kanunun 22’nci maddesinde aynı kart ile aynı ödeme işlemi için birden fazla harcama belgesinin düzenlenemeyeceği, bu hükme aykırı davranılması halinde üye işyerlerinin satılan hizmet veya mal bedelini üye işyeri anlaşması yapan kuruluştan talep edemeyeceği açıkça belirtilmiştir. Bu nedenlerle sahte kredi kartı kullanımından dolayı davalı bankaya kusur izafe edilemeyeceği düşünülmeden davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte gösterilen nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.2.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.