YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1728
KARAR NO : 2012/8788
KARAR TARİHİ : 24.05.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı… arasında bağıtlanan ticari vasıflı genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin davalı tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, dava dışı borçluya anılan sözleşme uyarınca ticari kredili mevduat ve gayrinakdi çek kredileri kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kendisinin 02.08.2007 tarihli kredi sözleşmesine kefil olduğunu, bu sözleşmeden kaynaklanan borcun ödendiğini, dava konusu krediden ise haberi olmadığı gibi bu kredinin kefili de olmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, takibin 12.286,17 TL üzerinden devamına, asıl alacak olan 10.525,67 TL’ye takipten itibaren %80 oranında temerrüt faizi uygulanmasına ve davalının %40 oranıda icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı; savunmasında, takibe konu borcun imzası bulunmayan başka bir genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, kendisinin kefil olarak imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesine konu kredi borcunun ödendiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda takibe konu borcun hangi genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı konusunda inceleme ve açıklama bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, yeni bir bilirkişiden veya bilirkişi kurulundan banka kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak icra takibine konu alacağın davalının imzası bulunan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, sözkonusu kredi sözleşmesinden dolayı borcun bulunup bulunmadığı araştırılarak, takibe konu borcun davalının kefil olmadığı bir başka genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığının anlaşılması halinde ise davalının sorumlu olmayacağı hususu da gözetilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.