YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5779
KARAR NO : 2011/15562
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında 07.12.2004 tarihinde beş yıl süreli Akaryakıt Bayiliği Sözleşmesi imzalandığını, davalının ayrıca taahhütname ile yıllık (300) ton beyaz ürün (1) ton madeni yağ almayı aksi halde kâr kaybı ödemeyi kabul ettiğini, davalının 22.05.2009 tarihli ihtarname ile herhangi bir açıklama yapmaksızın sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, yine taahhütnamenin 1. maddesi uyarınca sözleşmenin herhangi bir hükmünün ihlali üzerine 50.000 USD cezai şart ödemeyi bayinin taahhüt ettiğini, davalının sözleşmedeki edimlerini eksik ifa ettiğini, müvekkilini zarara uğrattığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kâr mahrumiyeti ve cezai şart alacağından şimdilik 10.000 TL.’sinin avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kötüniyetli davranarak piyasa koşullarının çok üzerinde fiyatla mal verdiğini, kâr payının tek taraflı olarak düşürülerek müvekkilinin zarara uğratıldığını, müvekkilinin tacir olmadığını, sözleşmenin 4,5 yıl sürdüğünü, bitimine çok az bir süre kala haklı nedenle fesih karşısında kâr mahrumiyeti ve cezai şart istenemeyeceğini, müvekkilinin depolama kapasitesinin sınırlı olduğunu, davacının bu hususta istasyona yatırım yapmadığını, bu nedenle eksik ürün alındığını, müvekkilinin 2005 yılında taahhüt edilenden az mal aldığını, buna rağmen davacının mal vermeye devam ederek eksik mal alımını zımnen kabul ettiğini, davacının sadece 2009 yılından 142 günlük süreye tekabül eden kısmı isteyebileceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davacının 07.10.2010 havale tarihli dilekçesiyle dava değerini 60.638,25 TL olarak ıslah ettiği, davacının 40.638,25 TL kâr mahrumiyetine uğradığı, ıslah dilekçesinde davacının cezai şart alacağını 20.000 TL ile sınırladığı, bu miktarın davalının ekonomik yönden mahvına sebep olmayacağı gerekçeleriyle davanın kabulüne, 60.638,25 TL.’nin 10.000 TL’sine dava tarihinden bakiye kısmına ıslah tarihi olan 07.10.2010 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.