YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12673
KARAR NO : 2010/6705
KARAR TARİHİ : 01.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 28.5.2008
Nosu : 513-294
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında 31.08.2004 tarihli yeniden satış sözleşmesi imzalandığını, davalı yanın sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini belirterek, 80.000.-USD ceza-i şartın ve 101.700.00.-YTL mali yardımın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, toplanan delil ve belgelere göre, davanın kabulüne, 101.700.00.-YTL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, katkının verildiği tarihten itibaren bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizini geçmemek kaydı ile avans oranı üzerinden faiz işletilmesine, 80.000.-USD ceza-i şartın dava tarihinden işletilecek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının temyizi, mali yardım tutarlarına verildikleri tarihten itibaren bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi üzerinden faiz uygulanmamasına ilişkindir.
Taraflar arasında akdedilen “yeniden satış sözleşmesi’nin 15.maddesinde; işleticinin sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde şirket kayıtlarındaki borçları ile şirketten almış olduğu mali yardım, katkılar ve her türlü sabit yardım harcamaların tümünün verildiği tarihten itibaren bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Sözleşmenin anılan hükmü gözetilerek öngörülen faiz nispeti üzerinden karar verilmesi gerekirken katkının verildiği tarihten itibaren bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizini geçmemek kaydı ile avans oranı üzerinden faiz işletilmesi şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 750.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.