Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/9212 E. 2012/2995 K. 28.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9212
KARAR NO : 2012/2995
KARAR TARİHİ : 28.02.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av….ile davalılar vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 09.06.2006 tarihli bayilik sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalının sözleşmeyi garantör sıfatı ile imzaladığını, mülkiyeti davalı şirkete ait taşınmaz üzerine müvekkili şirket lehine 27.04.2006 tarihinden itibaren 15 yıl süre ile intifa hakkı tesis edildiğini, bayilik ilişkisi nedeniyle davalı tarafa yatırım yapıldığını ve ödemede bulunulduğunu, Rekabet Kurulu’nun 12.03.2009 tarihli bildirimi ile anlaşmaları 5 yılla sınırladığını, kurul tarafından geçersiz sayılan anlaşmalar nedeni ile ödenen bedelin ve yatırımların büyük bir kısmının karşılıksız kaldığını bildirerek, müvekkili şirketin peşin ödediği bayilik hizmet bedelinin geçersiz ve müvekkili şirket tarafından kullanılamayacak süresine karşılık gelen 100.009,13 TL’lik kısmının ve davalının elde ettiği semereler karşılığı 69.564,68 TL’sinin peşin ödenen sabit yatırım bedelinden kullanılamayacak süreye karşılık gelen 4.000,37TL’lik kısmının ve elde edilen semerelerin karşılığı olarak 3.908,25TL’sinin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ile müvekkilleri arasındaki sözleşmenin halen geçerli olması nedeniyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava açılmasının mümkün olmadığını, davacı şirkete hizmet bedeli olarak düzenledikleri irsaliyeli faturalara davacının hibe şerhi düştüğünü bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi ile davacı lehine tesis olunan intifanın devam ettiği, sebepsiz zenginleşme olgusunun işlemeye başlamadığı, dava ön koşullarının henüz oluşmadığı ve davanın zamansız (erken) açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, vekili Yargıtay duruşmasında veya bulunan davalılar yararına takdir edilen 900TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 28.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.