Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/11428 E. 2011/5229 K. 20.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11428
KARAR NO : 2011/5229
KARAR TARİHİ : 20.04.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin keşideci olduğu 15.10.2008 vade tarihli 100.000.-TL.bedelli bonoya dayalı olarak davalının müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini, takibe konu senetteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek takibe konu bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin müvekkili şirketin yapımını üstlendiği konut inşaatının PVC doğrama imalat ve montaj işini üstlendiğini, davacı şirket ile müvekkili arasında ticari iş ve işlemlerin tamamı davacı şirketin vekil tayin ettiği Garip Gül tarafından yürütüldüğünü, senet altındaki imzanın anılan kişiye ait olduğunu, davacı şirketin başından beri şirketi temsile vekil tayin ettiği kişi tarafından yürütülen işlemlerin tamamına vakıf olmasına rağmen borçtan kurtulmaya çalıştığını belirterek davanın reddine ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalı yanca senedin vekaletnameye dayalı olarak keşide edildiği savunulmuş ise de, vekilin senedi vekaleten ibaresini kullanmadan imzalamış olup, şahsi sorumlu olduğu, senetteki imzanın davacı şirket yetkilisinin elinin mahsulü olmadığı gerekçeleriyle dava konusu bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.