YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8076
KARAR NO : 2011/11315
KARAR TARİHİ : 22.09.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, borçlusu dava dışı bir şahıs olan genel kredi sözleşmesinin davalı tarafından kefil sıfatıyla imzalandığını, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız ve kısmi itirazı sonucu durduğunu belirterek davalının kısmi itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sorumluluğunun 10.000 TL ile sınırlı olduğunun kesinleşen İcra Hukuk Mahkemesi kararıyla da sabit olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı vekili 13.03.2008 tarihli dilekçesiyle müvekkilinin davacı bankaya bir kez gittiğini, kredi limitinin artırılması için imza atmadığını, sözleşmede müvekkilinin soyadının yanlış yazılarak sonradan düzeltildiğini bildirerek imzaların Adli Tıp Kurumu’nca incelenmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre, davaya konu sözleşmenin limit artırılması bölümündeki imzanın davalıya ait olup olmadığının tespit edilemediği, davalı tarafça takibe itirazda kabul edilen 10.000 TL’nin işlemiş faizi ve diğer fer’ilerinden davalının sorumlu olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaliyle itiraz edilmeyen bölüm haricinde 116,67 TL. işlemiş faiz, 5.84 TL. BSMV ve 20 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 142,51 TL üzerinden takibin devamına ve davalının % 40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili 18.06.2009 tarihli duruşmada ibraz ettiği 18.06.2009 tarihli yazılı beyanında; ”.. müvekkilince 10.000 TL’lik bir borca kefil bulunduğu zannedildiğinden. 10.000 TL’nin dışında kalan meblağa itiraz edilmiş, ancak bu meblağın 25.000 TL. olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple icra takibinin 25.000 TL’lik kısmına bir itirazımız yoktur. Fazla kısmı müvekkilimi bağlamaz. 25.000 TL. dışındaki icra takibine itiraz ediyoruz” demiştir. Öte yandan takibe dayanak yapılan sözleşmenin 16.02.2006 tarihli ilk düzenlenmesinde 25.000 TL. limit için düzenlendiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece anılan bu hususlar üzerinde durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA,22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.