YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11511
KARAR NO : 2011/5241
KARAR TARİHİ : 20.04.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile kart hamili…arasında akdedilen Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi uyarınca kredi kartı kullandırıldığını, kredi kartı geri ödemelerinin aksaması üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmediğini, kart hamili…nin vefat ettiğini, yasal mirasçıları davalılar hakkında başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, asıl kart hamilinin vefat ettiğini, davacı bankanın kredi kartı kullananlara sigorta yaptığını, borcun sigortadan karşılanması gerektiğini, takip öncesi müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delilere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl kart hamili muris…nin 9.3.2005 tarihinde vefat ettiği, kredi kartı kullanımından kaynaklanan borçtan dolayı davalıların takip tarihi itibariyle temerrüde düştükleri, 5915 sayılı Yasa uyarınca herhangi bir başvurunun olmadığı, sözleşmede borcun sigortalanmasına ilişkin hüküm bulunmadığı, ası borçlunun yasal mirasçıları yönünden kötüniyetli olarak takibe itiraz ettikleri ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının kısmen iptali ile takibin 7.351.42 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesine ve icra inkar tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı …’nin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun Değişik 123/3.maddesindeki harç istisnası yurtdışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile sınırlı olarak uygulanmalıdır. Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2010 tarih 2008/81 Esas 2010/8 Karar sayılı kararında da “… Yasa koyucu itiraz konusu kuralda; bankalar yurtdışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılmak üzere temin edilen kredilere ait bazı işlemlerden harç alınmayacağını belirttiğine göre, bankaların kendi özkaynaklarından veya diğer kredi kurumlarından temin ettikleri kredileri Genel Kredi Sözleşmesi’yle gerçek veya tüzel kişilere teminatlı veya teminatsız olarak kullandırmaları itiraz konusu kural kapsamında değerlendirilemez” denilmek suretiyle bu husus açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda dava kısmen kabul edildiğine göre kabul edilen tutar üzerinden davalıların nisbi karar ve ilam harcıyla sorumlu tutulması gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden davada harçtan muafiyet söz konusu olduğundan harç alınmasına yer olmadığına dair gerekçeye dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerden dolayı davalı …’nin tüm, davacı vekilin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.