Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/5075 E. 2010/1670 K. 18.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5075
KARAR NO : 2010/1670
KARAR TARİHİ : 18.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı şirket yetkilisince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkide müvekkilinin davalıdan olan 9.046.85 YTL olan alacağının tahsili için icra takibine başlandığını, davalının borcun 711.47 YTL olduğunu ileri sürerek takibe itiraz ettiğini belirterek, 8.335.38 YTL’ye vaki itirazın iptaline, takibin devamına, %40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya olan borcunun 711.00 YTL olduğunu, başkaca borcu bulunmadığını, alacağın tanıkla ispatına muvafakatları olmadığını, dosyaya sunulu 85757 nolu, 09.11.2005 tarihli, 8.235.38 YTL faturanın ve içeriğindeki malların davalıya teslim edilmediğini, defterinde de kaydı olmadığını, faturaya kimliği belirsiz imza atıldığını bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre 09.11.2005 tarihli faturanın birinci sayfasındaki imzaya itirazın bulunmadığı, teslim olgusunun tanık dahil her türlü delille ispatlanabileceği, davacı tanıklarının malların davalıya teslim edildiğine dair beyanları, tarafların ticari defter kayıtları karşısında davacının 09.11.2005 tarihli, 8.235.38 YTL bedelli faturadaki malların davalıya teslimi kanıtlandığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının 8.235.38 YTL yönünden iptaline, bu miktara takipten itibaren değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmasına, takibin devamına, alacak likit olduğundan %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı adına düzenlemiş olduğu 09.11.2005 tarih, 85757-85758 nolu, 8.235.30 YTL tutarlı irsaliyeli açık faturadan kaynaklanmaktadır.
Davacı fatura ve muhteviyatı malın davalıya teslim edildiğini iddia etmekte, davalı ise bu faturanın ve muhteviyatı malın teslimini inkarla, iddianın yazılı şekilde kanıtlanması gerektiğini savunmaktadır.
Taraflar tacir olup, salt fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin ve alacağın varlığını göstermez. Malı teslim ettiğini iddia eden davacı satıcının malın değeri ve davalının tanık dinlenmesine muvafakati olmamasına göre, teslimi yazılı delille kanıtlaması gerekir. Yargılama sırasında bilirkişi raporunda, taraf defterlerinin kapanış tasdikleri olmadığı, lehlerine delil vasfı bulunmadığı gibi faturanın davalı defterinde kaydının da olmadığı belirlenmiştir.
Ancak irsaliyeli faturanın ilk sayfasının sol alt kısmında teslim alan kaydı altında bir imza olduğu görülmektedir. Bu durumda mahkemece iddiasını ispatla yükümlü davacıdan irsaliyeli faturada yer alan bu imzanın kime ait olduğunun sorularak imzanın davalı şirket yetkilisi veya şirketi temsilen malı almaya yetkili elemanına ait olup olmadığı yönleri üzerinde durularak toplanan delillere göre varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.