Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/1563 E. 2011/12516 K. 13.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1563
KARAR NO : 2011/12516
KARAR TARİHİ : 13.10.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasında 14.11.1997 tarihinde … LPG Teslim ve Kiralık Tesis Sözleşmesi imzalandığını, davalının keşide ettiği 19.03.2007 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini ve gaz alımına son verdiğini, müvekkilinin gönderdiği 26.03.2007 tarihli ihtarname ile davalının fesih ihtarına cevap verilip, taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık anlaşması olmadığı ve bu nedenle ticari ilişkiye devam edilmesi gerektiği aksi takdirde davalının sözleşmeye aykırı hareket etmiş olacağının bildirildiğini ancak davalının bu uyarıya rağmen ticari ilişkiye devam ettirmediğini, sözleşmenin 4.1. maddesi uyarınca cezai şart alacak haklarının doğduğunu iddia ederek 7.259.06 TL’nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilince keşide edilen ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin kanuna aykırılığı nedeniyle feshedildiğinin davacı şirkete bildirildiğini , 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. madde amacına uygun olarak sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin süresinin dolduğunu, Borçlar Kanununun tanıdığı sözleşme serbestisi ilkesinin dahi kanunların sınırları dahilinde geçerli olduğunu, aksi halde mutlak butlanla batıl olan sözleşmeye dayanarak taleplerde bulunmanın hukuki himayesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin yasanın açık hükmüne istinaden sözleşmeyi feshettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafın fesih beyanında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanununun 4. maddesine dayandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin, 4054 sayılı Yasanın 4. maddesinde sayılan hallerin kapsamına girmediği gibi genel olarakta maddede yasaklanan antlaşma niteliğinde olmadığı, münhasıran davalının ihtiyaçları için yapılan bir mal alım sözleşmesi niteliğinde olduğu dolayısıyla davalının sözleşmeyi feshederken dayandığı sebebin haklı bir sebep olmadığı, bu nedenlerle davacının sözleşmede kararlaştırılan cezai şart talep etme hakkına sahip olduğu, davacının dava tarihinden önce temerrüt ihtarı bulunmadığından temerrüdün dava tarihi ile başlayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.259.06 TL ‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.