YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10518
KARAR NO : 2011/5136
KARAR TARİHİ : 18.04.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan aldığı mallar karşılığında iki adet bono verdiğini, iki gün sonra müvekkilince elden 100.-TL ödeme yapıldığını, vade tarihinde ödeme yapılmaması üzerine davalının senetlerden bir tanesini 800.-YTL asıl alacak üzerinden %180 oranında faiz istemiyle takibe koyduğunu, takip sonrası müvekkilinin eşi tarafından davalıya elden 325.-YTL ödeme yapıldığını, bu ödemenin dikkate alınması ve faizin indirilmesi konusunda davalıya çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını, müvekkilinden fazladan 1.750.-TL tahsil edildiğini belirterek fazladan tahsil edilen 1.750.-TL ile 89.70.-TL’lik ihtarname masrafı toplam 1.839.70.-TL’nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının itirazının faize ilişkin olduğunu, davacının ödemelerinin düşüldüğünü, taraflar arasında faizle ilgili anlaşma bulunduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın takipte istenen faiz oranından kaynaklandığı, Merkez Bankası reeskont faiz oranları dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacının fazladan 1.889.05.-TL ödeme yaptığı, ancak taleple bağlı kalınması gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulüne, 1.839.70.-TL’nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı, kambiyo senedine dayalı icra takibine girişmiş ve yıllık %180 oranında faiz talep etmiştir.Takip, sözleşmeye dayalı olmayıp kambiyo senedine dayalı olduğundan (her ne kadar takipte açıkça avans faizi denilmemiş ise de talep edilen oran gözetildiğinde çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince) davalının avans faizi talep edebileceği gözetilerek, davalı alacağının avans faizi yürütülerek hesaplanması gerekirken, bilirkişi raporunun reeskont faiziyle ilgili hesaplama yapılan bölümünün hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
Öte yandan davacı, istirdat talebinde açıkça yasal faizden söz ettiği halde mahkemece istirdadına karar verilen miktara reeskont faizi yürütülecek şekilde hüküm kurulması HUMK.nun 74.maddesine aykırılık oluşturur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.