Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/2285 E. 2013/7067 K. 17.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2285
KARAR NO : 2013/7067
KARAR TARİHİ : 17.04.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacılar vekili, müvekkilleri aleyhine davalı yanca 7 adet bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, takibe konu bonolarda müvekkili … keşideci, … kefil olup bonoların dava dışı …isimli şahısla yapılan kira sözleşmesine istinaden aylık kira bedelleri için tanzim edildiğini, müvekkili …’in eşi dava dışı … ile birlikte oturdukları evi 2009 yılının Temmuz ayında boşalttıklarını, sonraki aylara ve teminata ilişkin bir kısım yerleri boş olarak tanzim edilen bonoların müvekkilinin eşine teslim edildiğini, daha sonra taraflar arasındaki anlaşmazlık nedeniyle boşanma davası açıldığını, bonoları teslim alan dava dışı … tarafından babası olan davalıya dava konusu bonoların verildiğini, davalının boş olan lehtar hanesine kendi adını yazarak bonoları icra takibine konu ettiğini, oysa müvekkilleri ile davalı arasında temel ilişki bulunmadığını ileri sürerek icra takibine konu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tesbitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların iddialarının gerçek dışı olduğunu, bonolardaki imzanın inkar edilmediğini, iddianın yazılı delille kanıtlanması gerektiğini, tanık dinletilmesine muvafakat edilmediğini belirterek davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiş, davalı asil 17.03.2011 tarihli oturumda ise, kızı … ile davacı … … evli olup daha sonra boşandıklarını, fakat boşanmadan önce davacı … … kiracısı olduğu ve …’den kiraladığı evi terk ettiğini, eşinin mecburen bu evde kalmaya devam ettiğini, kira bedellerini davacı …’in ödemediğini, bizzat kendisinin ödediğini, bu nedenle davacıların kiralayana vermiş olduğu bonoları ödemelere karşı aldığını, lehtar hanesi boş olan bonoların bu kısmına kendi adına yazarak icra takibine koyduğunu, ödediği kira bedellerinden dolayı alacaklı olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, dava konusu bonoların davacı … tarafından eşi dava dışı … ile ikamet ettikleri konutun kiralanmasına ilişkin olarak lehtar hanesi boş olarak düzenlendiği, diğer davacı …’in bonoları kefil sıfatıyla imzaladığını, kısa süre sonra davacı … ile eşinin boşanarak konutu 15.7.2009 tarihinde tahliye ettikleri, kira sözleşmesi kapsamında l adedi teminat diğerleri müteakip aylara ilişkin kira bedellerine olmak üzere verilen lehtar bölümü boş bonoların davacı …’in boşandığı eşinin babası davalı yanca ele geçirildiğini, lehtar bölümüne sonradan kendi ismi yazılmak suretiyle davacılar aleyhine icra takibine konu edildiği, dolayısıyla davacılar ile davalı arasında bonolar nedeniyle herhangi bir temel borç ilişkisinin kurulmadığı, ispat yükü üzerine geçen davalının bonolardan dolayı alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne icra takibine konu bonolardan dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığından tesbitine, bonoların iptaline ve takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılan davalı aleyhine %40 kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.