Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/9234 E. 2011/5166 K. 18.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9234
KARAR NO : 2011/5166
KARAR TARİHİ : 18.04.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi ve eki olan ariyet mukavelesine göre ödenmesi davalının sorumluluğunda olan ilan ve reklam vergisi bedelinin müvekkili tarafından ödenerek, ödenen bedelin davalıdan tahsili için başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu bildirerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, anılan sözleşmede reklam panolarından bahsedildiğini, davaya konu edilen reklamın ise duvar reklamı olduğunu, sözleşmede duvar reklamı ile ilgili olarak bir düzenleme yer almadığını, duvar reklamında davalı şirkete ait hiç bir ibarenin de bulunmadığını bildirerek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu reklam vergisinin duvar reklamından kaynaklandığı, belirtilen reklamda davalı şirketi tanıtan hiçbir unsurun yer almadığı, ariyet mukavelesinde davalı tarafından ödeneceği kararlaştırılan verginin ise reklam panosuna ilişkin olup, bunun duvar reklamından başka bir kavram olduğu, bu nedenle takibe ve davaya konu edilen alacağın ariyet mukavelesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından gerekçeleri de gösterilmek suretiyle itiraz edilmiştir. Bu durumda mahkemece davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için taraflar arasındaki sözleşmenin 3.maddesi hükmü de tartışılmak suretiyle konusunda uzman bir bilirkişiden yeniden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.