Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5024 E. 2011/7798 K. 13.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5024
KARAR NO : 2011/7798
KARAR TARİHİ : 13.06.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Mahkemece, davanın reddine yönelik olarak verilen 29.05.2007 tarihli ilk hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 8.5.2008 tarihli kararı ile “..Dosyada örneği bulunan 13.09.2005 tarihli belgede 117.400 TL bedelli senet ödendiğinde 80.000 TL bedelli çekin davacı …’ya iade edileceği hususu belirtilmiştir. Davalı vekili, 14.04.2006 tarihli dilekçesinde davacıya 117.400 TL bedelli çeki iade edip karşılığında 31.10.2005 ödeme günlü 117.400 TL bedelli senet aldıklarını, bu senedin halen ellerinde olup icraya konulmadığını ifade etmiştir. Bu durumda mahkemece davalı yana, sözü edilen senedi ibraz olanağı sağlanıp tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir…” gerekçeleriyle bozulmuştur.
Bu bozmaya uyulması ile davalı alacaklı davacının elinde bulunan çekin iadesi karşılığı borcun yenilenip senet alındığına dair savunması doğrultusunda dosya içine alındığını iddia ettiği senedi ibraz yerine taahhütname başlığını taşıyan 01.08.2005 günlü belgeyi ibraz etmiştir.
Mahkemece, anılan taahhütname başlıklı belge senet gibi kabul edilerek tekrar verilen 4.3.2009 günlü ikinci kararla davanın yine reddine karar verilmiş, bu karar da davacı yanca temyiz edilmesi üzerine 23.02.2010 günlü Dairemiz kararı ile “…01.08.2005 tarihli borcun vadesinde ödenmemesi halinde uygulanacak faiz oranını tespit eden taahhütname başlıklı belgenin senet ibrazı olarak yorumlanıp yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir…”gerekçeleriyle bozulmuştur.
Ne var ki mahkemece anılan bu ikinci bozma kararına da uyulmuş ise de, bozma gereği yerine getirilmeksizin dosya içeriğine uygun düşmeyen bilirkişi raporu kabul edilerek bir kez daha davanın reddine dair 28.12.2010 günlü karar verilmiş, bu karar da davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın reddine esas alınan davalı alacaklının savunmalarında ileri sürdüğü senet olarak bildirdiği taahhütname başlıklı belgenin bir senet olarak kabulü mümkün değildir. Öte yandan davalının davacıya çeki bedelsiz olarak iade ettiğinin delili olarak ileri sürdüğü belgede davacının imzası bulunmamaktadır. Söz konusu taahhütname başlıklı belgede “31 Ekim 2005 tarihinde ödeyeceğim 117.400 TL borcumu yukarıdaki tarihte ödeyemediğim takdirde her ay için %6 farkını kabul ve taahhüt ediyorum” yazılıdır. Bu belgede son ödeme tarihi olarak 31 Ekim 2005 tarihine kadar borcun ödenmesi aksi halde uygulanacak faiz oranı belirlenmiştir. Davacının borcu ödeyerek aldığını iddia ettiği çekin tarihi ise bu tarihten önceki tarih olan 30.10.2005 tarihini taşımaktadır.
Hal böyle olunca; davalının savunmasında ileri sürdüğü borcun yenilendiği iddiasını kanıtlayamadığı da elindeki çekinde ödemeye karine teşkil edeceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine,13.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.