Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/3337 E. 2011/14521 K. 23.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3337
KARAR NO : 2011/14521
KARAR TARİHİ : 23.11.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ile davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı hakkında Giresun 1. İcra Müdürlüğünün 2010/1575 E. Sayılı takip dosyası üzerinden 8 adet çek ile bir adet bonoya dayanarak icra takibi başlattıklarını, davalının 98.949,65 TL’sini ödediğini, geri kalan 185.024,00 TL’lik kısmına itiraz etmesi nedeni ile takibin durduğunu, itirazın haksız ve yersiz olduğunu, bu nedenle iptali ile takibin devamına ve davacı lehine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, bilahare 23.09.2010 havale tarihli dilekçesi ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda TTK’nın 730/14. maddesi yollamasıyla TTK’nın 644. maddesinin çeklerde de uygulanacağı gözetilerek TTK’nın 644. md. uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, takibin dayanağı olan çek vasfını yitiren belgelere dayanarak davacının alacaklı olduğunu kanıtlayamayacağını, bu durumda davacı, lehdar olmadığından ancak alacağın temliki hükümlerine göre çek vasfında olmayan belgelerdeki hakkın devredilebileceğini, alacaklının dosyaya temlikname sunmadığını, takibe konu bonolarda miktarın rakamla ve yazıyla yazılan arasında fark olduğunu, yazıyla yazılan kısma sonradan “bin” kelimesinin eklendiğini ve yapılan eklemenin davalı tarafça yapılmadığını ve davalının parafı da bulunmadığından davalıyı bağlamayacağını, davacı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak açılan davanın reddi ile davalı lehine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; takip konusu 8 adet çek yönünden davalı- keşidecinin çek bedellerini cirantaya ödediğine dair dosyaya aksi ispat ve inkar edilmeyen ibraname sunmak suretiyle sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmiş olduğu, takip ve dava konusu bono yönünde ise davalının imzası ikrar edilmiş bono bedelini ödediği hususunu ispat edemediği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davaya konu olan Giresun 1 . İcra Müdürlüğünün 2010/1575 E. Sayılı takip dosyasında borçlu davalı … açısından takibe konu çekler yönünden açılan davanın reddine, aynı takip konusu 11.11.2009 keşide, 10.02.2010 vade tarihli bono yönünden davanın kabulüne, takibin bono yönünden 25.624,35 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa
takip tarihinden itibaren %16 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, hükmolunan miktarın %40’ı olan 10.249,74 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafın %40 tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yan takip konusu çekler bakımından davalının TTK’nın 644. maddesi hükmü gereğince sebepsiz zenginleştiği iddiasında bulunmuştur.
Süresi içerisinde bankaya ibraz edilmeyen çeklerden dolayı hamil çeki kendisine ciro edene temel ilişkiye dayanarak takipte bulunabileceği gibi, keşideciden de TTK’nın 644. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunabilir.
Somut olayda, hamil davacı, keşideci davalıdan TTK’nın 644. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükmüne göre talepte bulunduğundan ispat külfeti davalı-keşidecidedir. Davalı-keşideci sebepsiz zenginleşmediğini usulüne uygun nedenlerle kanıtlamalıdır.
Nitekim davalı yan, sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamak bakımından 01.04.2010 günlü ibranameye dayanmıştır. Ancak söz konusu ibranamede davacı-alacaklı hamilin imzası bulunmamaktadır. Hal böyle olunca bu ibranamenin davacı-alacaklıyı bağlamayacağı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi yanlıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi