Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/14135 E. 2011/7849 K. 13.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14135
KARAR NO : 2011/7849
KARAR TARİHİ : 13.06.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı T.C Ziraat Bankası vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili aleyhine taşıt kredisi sözleşmesine dayalı olarak takip başlattığını, müvekkilinin böyle bir sözleşmeden takibe kadar haberi olmadığını, davalı … Otomativ Ltd. Şti. temsilcisi ve ortağı …’nun müvekkiline ait bir kısım evrakları kullanarak sahte imza ile müvekkilini ve diğer davalının kefil olduğu sahte kredi evrakı tanzim ederek borçlandırdığını, sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin davalı bankaya 11.4.2006 tarihli kredi sözleşmesinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve sözleşmenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davacının imza sirkülerindeki imzası ile sözleşmedeki imzanın birebir aynı olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …, davacı ile arasında bir ilişki bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, Adli Tıp Kurumu ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu sözleşmedeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 11.4.2006 tarihli 45452355 nolu asıl borçlusu … olan Genel Ticari Kredi Sözleşmesinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Adli Tıp Kurumundan verilen raporda davaya konu sözleşmedeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği yönünde görüş belirtilmiş olup daha sonra alınan tek kişilik bilirkişi raporunda ise dava konusu sözleşmedeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, davacının hakiki imzalarının model alınmak suretiyle takliden atılmış sahte imzalar oldukları yolunda görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca raporlar arasında çelişki ortaya çıkmıştır. Bu durumda mahkemece, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderecek şekilde rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. Öte yandan davalı banka harçtan muaf olduğu halde harçla yükümlü tutulması da doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı banka yararına BOZULMASINA, 13.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.