YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5200
KARAR NO : 2011/15621
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacının davalıdan almış olduğu mallar karşılığında İş Bankası Gürsu/Bursa şubesine ait 29.09.2007 keşide tarihli 9.000,00 TL bedelli çekin verildiğini, taraflar arasında yapılmış sözleşmenin 7. maddesine istinaden satın alınan malların iade faturası ile iade edildiğini, bu iade nedeniyle taraflar arasındaki satış sözleşmesinin ortadan kalktığını, satış nedeniyle verilmiş olan çekin bedelsiz kaldığını ve ödeme yükümlüğünün ortadan kalktığını, ancak buna rağmen çekin diğer davalı …’ a ciro edildiğini, bu davalı tarafından takip yapılacağı belirtildiğinden davacının bu çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, taraflar arasındaki alım satım ilişkisinden dolayı cari hesap ilişkisi oluştuğunu, davacının almış olduğu mallar için bir kısım nakit ödeme yaptığı, bir kısmı için çek verildiği, bir kısım malların ise iade edildiğini, dava dilekçesine ekli olan iade faturalarının iade konusu yapılan mallara ait olmadığını, sonuç olarak davalının cari hesaptan kaynaklı bakiye alacağı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili , müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; mal satışlarının davalı satıcı tarafından mal iadeleri ve ödemelerinin ise davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğinin benimsendiği, davalı şirketin ticari defterlerini sunmadığı gibi satmış olduğu toplam mal miktarı hususunda bir iddiada bulunmamış olduğu, keza davacının defterlerinin incelenmesi sonucunda bu defterlerde kayıtlı olan toplam 32.161,26 TL lik mal alışına da bir itirazları olmadığından ticari ilişkide toplam 32.161, 26 TL lik mal alışverişi olduğunun kabul edildiği, davacının defterinde toplam 23.857,20 TL lik mal iadesi gözükmekte olup, bu mal iadelerinde irsaliyeli faturalardan toplam 11.732,68 TL bedelli olanların teslim alan kısmının imzalı olduğunun görüldüğü, toplam 12.124,52 TL bedelli olan 6 adet irsaliyeli faturanın teslim alan kısmının ise imzalı olmadığının görüldüğü, imzalı olan sevk irsaliyelerindeki teslim alan kısmı yönünden davalıya ihtarlı isticvap davetiyesi gönderilmiş ise de davalı tarafından bu davetiyeye uyulmadığı, bu sebeple toplam 11.732,68 TL bedelli 12 adet faturalı malın davalıya iade edildiğinin, imzasız olan toplam 12.124,52 TL bedelli 6 adet faturadaki malın ise iade edilemediğinin anlaşıldığı; buna göre davacının 32.161,26 TL gözüken alışlarından toplam 11.732,68 TL mal iadesi düşüldüğünde bakiye 20.428,58 TL borcu gözüktüğü, davacının ticari defterlerinde 256,77 TL nakit ve 18.000 TL çekle ödemesi gözükmekle beraber nakit ödemeye ilişkin belge ya da çeklerin ödendiğine ilişkin belge bulunmadığı, kaldı ki çekler ödenmiş olsaydı bile davacının davalı şirkete 20.428,58 TL borçlu olması sebebiyle çek bedellerinin borcu kapatamayacağı, davacının yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.