Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10729 E. 2010/6755 K. 01.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10729
KARAR NO : 2010/6755
KARAR TARİHİ : 01.06.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 11.05.2009
No : 691-331
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, davalı ile üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, davalıya tahsis edilen POS cihazından 18.10.2007 tarihinde iki ayrı kredi kartı ile yapılan toplam 9000.-TL’lik işlemin sahte kart ile yapıldığı bilgisi müvekkili bankaya gelince bankanın zarara uğramaması için bu meblağ üzerinden hesaba bloke konulduğunu, davalının söz konusu paranın kendisine ödenmesini istediğini ve icra takibine giriştiğini ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan alışveriş neticesi kimliği kontrol edilmek suretiyle … Türker adına işlem yapıldığını, işlemin banka terminalinden onaylandığını, bankanın sahte kartla işlem yapılmasını önleyecek her türlü tedbiri alması gerektiğini, bu konuda gerekeni yapmayan ve haksız olarak ödemede bulunmayan banka aleyhine girişilen takibin yerinde olduğunu belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre gerekli güvenlik önlemini almayan davacı bankanın kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine, icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yolunda tedbir kararı verildiğinden 8.926.00.-TL’nin %40’ı oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki Üye İşyeri Sözleşmesinin 16.maddesi uyarınca; “Üye işyerinin rutin işleyişine ve normal harcama davranışlarına aykırı, riskli, şüpheli veya hileli bir işlem banka tarafından tespit edildiği veya bankaya bildirildiği veya gerekli görüldüğü takdirde üye işyeri hesabına bloke konulabilecek ve bu işlemle ilgili herhangi bir sorun olmadığı anlaşılıncaya kadar bloke işlemi devam edecektir. Üye işyeri bu koşulu bilerek ve kabul ederek iş bu sözleşmeyi imzalamış olup, bankanın bloke işleminden ötürü herhangi bir itiraz, faiz veya def’i hakkından peşinen feragat etmektedir. Aynı sözleşmenin 22.maddesinde ise taklit ve sahte kartla yapılan alışveriş işlemlerinden kaynaklanan zararlardan bankanın sorumlu tutulamayacağı, üye işyerinin sorumlu olacağı öngörülmüştür. Taraflar tacir olup, TTK.nun 20/2 maddesi uyarınca ticaretlerine ilişkin bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorundadır. Dava konusu üye işyeri sözleşmesinin sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde tarafların serbest iradeleri ile düzenlendiğinin kabulü gerekir. Zira, sözleşmenin 16.maddesinde üye işyerinin belirtilen sözleşme koşulunu bilerek ve kabul ederek sözleşmeyi imzaladığı, açıkça belirtilmiştir. Somut olayda MK.2 ve BK.49.maddesi hükümlerinin uygulama yeri bulunmamaktadır.
Mahkemece bu yönler bakımından delillerin değerlendirilmesinde ve sözleşme hükmünün yorumlanmasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.