Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12777 E. 2010/9007 K. 15.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12777
KARAR NO : 2010/9007
KARAR TARİHİ : 15.07.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında var olan ticari ilişki çerçevesinde davalı şirkete 15 adet fatura karşılığı mal teslim edildiğini, davalı şirketin bu mal bedelini ödemediğini, bunun üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, gönderilen faturaların bir kısmının iade edildiğini, ayrıca müvekkilinin davacıya olan borcunu ödemek için bir kısım müşteri çeki verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, sunulan defter ve belgelerden alacak-borç kaydının tespitinin mümkün olmadığı, her iki tarafın defterlerinin kapanış tasdikinin bulunmadığı ve bu nedenle davacı tarafa yemin delilinin hatırlatıldığı, davacının yemin teklif hakkını kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının açmış olduğu takibe davalı tarafça itiraz edildiği, davacının itiraz sonrasında verdiği dilekçe ile asıl alacağın 5.162.-TL.lik kısmına ilişkin yapılan itirazı kabul ettiklerini, kalan 3.203.-TL.lik kısmını kabul etmedikleri anlaşılmaktadır. O halde uyuşmazlık 3.203.-TL.alacak miktarının ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
Takibe konu 15 adet faturanın her iki tarafın defterinde yer aldığı, tarafların aralarında ticari ilişki olduğu dikkate alındığında ödeme iddiasında bulunan davalı bu iddiasını ispatla yükümlüdür. O halde mahkemece davalıya bu iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi konusunda imkan verip sonucu dairesinde bir karar vermesi gerekirken, ispat yükünün davacı tarafta olduğuna dair yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.