YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14607
KARAR NO : 2011/5392
KARAR TARİHİ : 21.04.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … Hacek ile davalı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla, duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin muhtelif zamanlarda değişik nitelikte inşaat malzemesi ve hizmeti sattığı davalıdan alacağını tahsil etmek amacıyla yaptığı takibin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %40’ ından az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yıllardan beri davacıdan mal alırken ve bedelini öderken davacının çalışanı … ile muhatap olduğunu, bu şahsa ödemeleri yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının faturaların tamamının ödendiğine ilişkin savunması nedeniyle söz konusu mal ve hizmeti satın aldığının kabulü gerektiği, ibraz edilen ödeme makbuzlarının davacı şirkete ait olmadığı ve şirket kaşesinin bulunmadığı, tediye makbuzlarının davacı şirket çalışanı … tarafından imzalandığı belirtilmişse de çıplak gözle dahi adı geçen şahsa ait olmadığının anlaşıldığı, davalının defterinde kayıtlı olmayan faturalara ait tediye makbuzlarının bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, ödeme iddiasının usulüne uygun olarak kanıtlanamadığı belirtilerek davanın kabulüne hükmedilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda …, ödeme makbuzlarındaki imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmiş olup, davacı vekilinin Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 6.2.2008 tarihli şikayet dilekçesinde de …’ın davacı şirket adına tahsilatlar yaptığı yazılıdır. Öte yandan davalı yan dava konusu ödemelerden önceki ödemelerin de davacı şirket adına …’a yapıldığını ve bu ödemelerin davacı tarafından kabul edildiğini savunmuştur.
Bu açıklamalar çerçevesinde …’ın davacı şirket adına tahsilatlar yaptığının açık olması karşısında, ödeme makbuzlarındaki imzanın …’a ait olup olmadığı konusunda uzman kişilerden veya Adli Tıp Kurumundan rapor alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.