Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8557 E. 2012/2088 K. 14.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8557
KARAR NO : 2012/2088
KARAR TARİHİ : 14.02.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. …gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı tarafından başlatılan icra takibine konu 13.000 TL’lik bonodaki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, davalı ile 2005 yılında ticari alışverişi bulunmadığını, nakden para da almadığını, müvekkilinin oğlunun borçları ile de sorumlu olmadığını, savcılığa şikayette bulunduğunu ileri sürerek başlatılan takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin ve senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, haksız davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumu raporuna göre ve davacının yemin teklif etme hakkını kullanmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, taraf takibe konu 25.11.2005 tanzim, 20.12.2005 vadeli 13.000 TL. bedelli bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesi üzerine Adli Tıp Kurumundan 14.04.2010 tarihinde 269 nolu rapor alınmış ve bu rapora itibar edilerek dava reddedilmiştir.
Hükme esas alınan raporda, medarı tatbik imzaların bir kısmının fotokopi olduğu, bir kısmının senedin tanzim tarihi olan 25.11.2005 tarihinden sonraki döneme ait olduğu, sadece 2004-2005 yılı doğrudan gelir desteği başvuru dilekçeleri ve eklerinin önceki döneme ilişkin bulunduğu görülmekte olup, bu nedenle yeterli inceleme ve araştırmayı içermemektedir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle imzayı inkar eden davacı tarafın 25.11.2005 tarihinden önceki örnek imzaları ilgili yerlerden (tapu sicil, nüfus, seçim kurulu, belediye, vergi dairesi, bankalar v.b. ) celpedildikten sonra konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla, davacı itirazları da gözetilerek münker imza ile toplanan mukayese imzalar karşılaştırılarak düzenlenecek rapora göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, davacının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 900,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.