YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/959
KARAR NO : 2010/2844
KARAR TARİHİ : 15.03.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av…. ve Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 1.5.1993 ile 5.11.1993 tarihleri arasında geçerli acentalık sözleşmesi imzalandığını ve akdin sona erdiğinin ihbar edilmemiş olması nedeniyle müteakip yıllar için uzadığını ve süresiz akit haline dönüştüğünü, ancak davalının 7.1.1994 tarihli yazısı ile akdi tek yanlı feshettiğini, bu feshin haksız olduğunu iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 100.000 İngiliz Sterlini zararın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davalının akdi fesihte haksız olduğu gerekçesiyle 100.000 İngiliz Sterlin zararın davalıdan tahsiline, fazla hakların saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili, hükmü davalının temyize cevap dilekçesi ile temyiz etmiş ise de, temyiz harcını yatırması için muhtıra teliğ edilmiş ve verilen sürede temyiz harcının ikmal edilmediği anlaşıldığından temyiz talebinin temyiz harcı yatırılmadığı için reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle taraflar arasındaki hizmet alımına ilişkin sözleşmede akdin devam etmeyeceğinin 6 ay önceden bildirileceğinin belirlenmiş olmasına ve davalının akdi fesihte haksız olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Yanlar arasındaki sözleşme 1.5.1993-5.11.1993 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenmiş olup akdin tek yanlı feshi 7.1.1994 tarihinde olduğundan akdin 1.5.1994-5.11.1994 dönemi için uzadığı ve feshin bu dönemden sonra sonuç doğuracağı kuşkusuz olup, davacının varsa bir zararı 1.5.1994-5.11.1994 dönemi için incelenecektir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, daha önce davacı yanca tahkime müracaat ile görülen 2002/2182-2002/823 sayılı hakem kararı dosyasında alınan bilirkişi raporunun temel alınarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. 2002/2182-2002/823 sayılı davada hakem heyeti yasal süresi içinde karar vermediğinden hakem kararının iptaline karar verilmiş ve hüküm Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Görülmekte olan tazminat davasında davacı haksız feshe ilişkin dönemde uğradığı zararın tazminini talep ettiğine göre, konusunda uzman bir bilirkişi kurulundan davacının ticari defterleri incelenerek önceki sözleşme döneminde davalıya verdiği hizmet sonucu sağladığı kar ve sözleşme hükümleri dikkate alınıp zararının hesaplanması gerekirken, tamamen varsayıma dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davacının temyiz isteminin reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (3) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.