YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8176
KARAR NO : 2012/2138
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 18.08.2003 tarihinde imzalanan Güvenlik Hizmet Sözleşmesi ile müvekkilince 01.09.2003 tarihinden itibaren davalıya güvenlik hizmeti verilmeye başlandığını, davalı ile imzalanan 01.01.2004 tarihli ek sözleşmeye göre sözleşme süresi 1 yıl olup 01.01.2005 tarihinde sona ereceğini ve anılan sözleşmeye göre sürenin bitim tarihinden 60 gün önce bildirim yapılmak suretiyle taraflarca sözleşmenin feshinin mümkün olduğunu, ancak davalının sözleşmede öngörülen bu süreye uymayarak sözleşmeyi haksız olarak sona erdirdiğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zarar kalemlerinin toplamı 5.500 TL. tazminatın 01.01.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince sözleşmede belirtilen bir yıllık sürenin sona erdiği tarihte hizmet sözleşmesinin 31.12.2004 tarihi itibariyle feshedildiğinin davacıya bildirildiğini, feshin sözleşme hükümlerine göre süresinde olduğunu, bu nedenle davacının tazminat taleplerinin haksız bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre;davalı tarafın sözleşmedeki süreye uygun olarak 01.01.2004 başlangıç tarihli ek sözleşmenin bitim tarihi olan 01.01.2005 tarihinden önce, 13.05.2004 tarihinde, sözleşmeye 31.12.2004 tarihinden itibaren devam etmeyeceğini, sözleşmenin feshedildiğini bildirdiği, bu durumun feshin düzenlendiği sözleşmenin 8.2. maddesine uygun olup, bitim tarihinden önce 60 günlük süre içinde fesih iradesinin açıklandığı kabul edilerek feshin haksız olarak değerlendirilemeyeceği, davacının haksız feshe dayalı olarak istediği tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.