Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/5845 E. 2010/2857 K. 15.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5845
KARAR NO : 2010/2857
KARAR TARİHİ : 15.03.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, dava dışı …’ın davalı bankadan 24.11.2005 tarihinde kullandığı kredinin teminatını teşkil etmek üzere taşınmazını ipotek ettiğini, ipoteğin teminat altına aldığı kredi borcunun ödendiğini, ayrıca ipoteğin 15.000 TL’lik kredi için verilmesine rağmen hile ile ipotek akdinin 60.000 TL olarak tanzim edildiğini iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile ipoteğin fekkini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka savunmasında, ipoteğin dava dışı …’ın doğmuş ve doğacak asalet ve kefalet kredi borçlarının teminatını teşkil ettiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, ipotek tesis tarihinde dava dışı …’a kullandırılan kredinin ödendiği ve teminat altına alınan borç ödendiği için ipoteğin karşılıksız kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
24.11.2005 tarihli ipotek akit tablosunun incelenmesinde 60.000 TL limitli olarak dava dışı …’ın kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere davacının taşınmazını davalı banka lehine ipotek ettiği anlaşılmakta olup, hata veya hile ile tesis edildiği de kanıtlanamamıştır. Bu durumda borçlunun kullandığı kredilerden herhangi birinin ödenmiş olması, ipoteğin teminatını sona erdiğini göstermez, diğer kredilerden doğan borçları devam ettiği müddetçe ipoteğin teminat olma vasfı ipotek limiti ile sınırlı olarak devam eder ve BK’nun garantiye ilişkin hükümleri burada uygulanamaz.
Bu durumda mahkemece davalı bankanın kredi alacağı bulunduğu yolundaki itirazları değerlendirilerek konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan davacı … Bankası’nın yeniden yapılandırma kapsamında olduğu dikkate alınmadan karar ve ilam harcı ile sorumlu tutulması da kabul şekli ile isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 15.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.