YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7561
KARAR NO : 2012/2648
KARAR TARİHİ : 22.02.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında bir adet ticari aracın müvekkilince davalıdan satın alındığını, sonrasında bütün taksitlerin ödenerek davalıya borcu kalmadığı halde davalı yanca 5.000 TL. bakiye alacak için müvekkili aleyhine takip başlatıldığını ve usulsüz tebligat ile kesinleştiğini belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının doğru olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacı yanca satıma konu araç bedelinin tamamen ödendiğinin kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne aleyhine girişilen takipten dolayı davacının davalıya 5.000 TL. borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8. maddesinde “Sigorta” başlığı altında “Otomobilin iştirakçiye teslimi sırasında Kasko Sigorta Poliçesi Organizatör tarafından yapılır. Sigorta süresi aracın teslim tarihinden başlayarak iştirakçinin son taksiti ödeyeceği tarihe kadar devam eder Kasko ve trafik sigortası iştirakçi adına ve hesabına Organizatör tarafından yapılır… ” hükmü yer almakta olup, 10. maddesinde ise satıma konu aracın fiyatına gelecek zamların miktarı ve nisbeti ne olursa olsun iştirakçi tarafından kabul edildiği hususu düzenlenmiştir.
Mahkemece konuyla ilgili iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış, hukukçu bilirkişinin sunduğu ilk raporda; “… mevcut delil durumuna göre davacı yanın borcu olmadığı, dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edilerek inceleme yaptırılmasının mahkemenin takdirinde olduğu” bildirilmiştir. Hesaba ilişkin mali müşavir bilirkişiden aldırılan 01.07.2009 tarihli raporda ise sonuç olarak “davacının dava tarihi itibariyle davalıya 6.037.82 TL. borçlu olduğu” saptanmış, aynı bilirkişiden alınan ek raporda ise bilirkişi kök raporunda ısrar etmiştir. Davalı yanca dosyaya delil olarak sunulan hesap ekstrelerinde sigorta ödemelerine ilişkin kayıtlar mevcuttur. Ayrıca zam ve gecikme faiziyle ilgili kayıtlarda bu ekstrelerde yer almaktadır. Bu durum karşısında mahkemece; davalının hesap ekstrelerinde yer alan sigorta ödemeleri yönünden ilgili sigorta şirketinden araştırma yapılıp bu sigorta bedellerinin kimin tarafından ödendiği saptanıp, daha sonra yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak anılan sözleşme hükümleri çerçevesinde tüm deliller birlikte değerlendirmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.