YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8875
KARAR NO : 2012/1827
KARAR TARİHİ : 09.02.2012
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle karşılıklı olarak mal alışverişi olduğunu, davalı yanın birikmiş olan alacağına karşılık 30/08/2008 tarihinde 3.800,00TL bedelli 31/12/2008 tarihli çekin keşide edildiğini, 20/08/2008 tarihi itibari ile taraflar arasında verilen bu çek ile mahsuplaşıldığını, taraflar arasında 31/12/2008 keşide tarihli çekin verilmesinden sonra da mal alışverişinin devam ettiğini, çekin keşide tarihi geldiğinde taraflar arasındaki ilişkiye bakıldığında 27/12/2008 tarihi itibari ile müvekkilinin 381,11 TL davalı yandan alacaklı hale geldiğini, buna karşılık bedelsiz kalan çekin takibe konulduğunu belirterek 3.800,00TL bedelli çekin iptalini ve davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini, %40’tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekin hukuksal niteliğince sebep içermeyen bir borç ikrarı ve bir ödeme aracı olduğunu bildirerek davanın reddini ve %40’tan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu çekin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı davacı Tarafın ticari defterlerine göre çekten kaynaklanan borcun ödendiği borcun bulunmadığı aksine davacı tarafın alacaklı olduğunun anlaşılması nedeniyle davanın kabulüne ve %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava çeke dayalı icra takibinden dolayı borçlu bulunulmadığının tepitine ilişkindir. Yasal unsurlara haiz bulunan çekin, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Çekin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması esasa etkili değildir. Mahkemece cari hesap ektresi yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilerek tanık dinlenmiş ise de söz konusu ekstrede dava konusu çekle ilgili açıklama bulunmadığından cari hesap ekstresi davamızda yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğinden davanın konusu ve miktarı, davalının da muvafakatının bulunmaması dikkate alındığında HMK 201 (HUMK 290) gereğince tanık dinlenmesi de doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca mahkemece HMK 200 vd. (HUMK 288 vd.) maddeleri gereğince davacının davasını yazılı delille ispatlaması gerektiği gözetilip değerlendirme yapılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, dosya içeriğine uygun düşmeyen yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 09.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.