Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5638 E. 2011/15420 K. 07.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5638
KARAR NO : 2011/15420
KARAR TARİHİ : 07.12.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalı kurumun abonesi olduğunu, dava konusu işyerinin 01.02.2007 tarihinde kiralandığını, 2007 Mart-Haziran ayları arasında işyerinin ayrıntılı tadilattan geçirildiğini, tadilat sona erdikten sonra elektrik tesisatının denenmesi sırasında takılı olan elektirik sayacının yükü kaldırmayarak arızalandığını, müvekkilinin davalıya müracatı üzerine sayacın yenisi ile değiştirildiğini, sökülen sayacın bozuk olduğunun tespiti üzerine davalı yanca müvekkiline endeks esaslı olmayan 6.320,52 TL bedelli revizyon faturası tahakkuku yapıldığını, faturaya itiraz edildiğini ileri sürerek müvekkilinin faturadan dolayı borçlu olmadığının tespitine, faturanın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sayacın bozuk olduğunun tespit edildiğini, revizyon faturasının yönetmeliğe uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre sayaçtaki arızanın 08.06.2007 tarihindeki endeks okuma işleminden sonra meydana geldiği, bu nedenle 09.06.2007 ile 22.06.2007 sayaç söküm tarihi arasında revizyon faturası düzenlenmesi gerektiği, bu tarihler arasındaki revizyon faturası tutarının 1.119,46 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 29/02/2008 son ödeme tarihli 6.320,52 TL bedelli kıyaslama faturasından dolayı davacının 5.201,06 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz istemi yönünden, 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK’un 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19.maddesiyle HUMK’a eklenen ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2010 yılı için 1.430,00 TL’dir.
Temyize konu edilen miktarın 1.119,46 TL olması nedeniyle 13.04.2010 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 07.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.