YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5175
KARAR NO : 2011/14319
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 24.11.2010
No : 215-362
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, 2004- 2005 yılı arasında davalıdan zirai ilaç aldığını, karşılığında açık senet verdiğini, ilaçların bedelini tamamen ödediğini, davalının senedi iade etmeyip senedi doldurarak takibe koyduğunu iddia ederek davalıya borçlu olmadığının tespitini, takibe konu senedin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını yazılı delillerle kanıtlanması gerektiğini bildirerek davanın reddini, davacının %40 oranında tazminat ödemesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddianın yazılı delillerle kanıtlanamadığı ve davacının davalıya teklif ettiği yeminin eda edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraf yemini dikkate alınarak hüküm kurulabilmesi için, yeminin usul hükümlerine uygun olarak eda edilmiş olması gerekir. Buna göre, yemin teklif eden taraf, hangi vakıa hakkında yemin teklif ettiğini bildirir; yemin şeklini ( sorusunu ) ise mahkeme tespit edip ( HUMK’md.360 ) tutanağa yazar ve yemin teklif edenin imzasını alır ( HUMK’md.151 ). Bundan sonra, Hakim hazırladığı ve tutanağa aktardığı yemin sorusunu okuyup durumun önemi ve yalan yere yeminin sonuçları hakkında yemini eda edecek tarafın dikkatini çeker( HUMK’md. 339 ). Devamında “size sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza Allahınız ve namusunuz üzerine yemin edermisiniz” diye sorar. Bunun üzerine yemin edecek taraf hiçbir ilavede bulunmadan ” Allahım ve namusum üzerine yemin ediyorum” der. Tarafın yemin konusundaki açıklamaları dinlendikten sonra beyanı tutanağa geçirilip açıkça okunur. En son olarak Hakim tarafın ifadesinde sebat edip etmediğini sorar ( HUMK.md.340 ) alınan cevap tutanağa geçirilip altı imzalattırılarak yemin tamamlattırılır.
Mahkemece davalıya eda ettirilen yemin yukarıda açıklanan Usul Kanunu’nun anılan maddelerine aykırı olup, usule aykırı gerçekleştirilen yemine dayanılarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.