Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10098 E. 2011/15446 K. 07.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10098
KARAR NO : 2011/15446
KARAR TARİHİ : 07.12.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında 5 yıl süre için yapılan bayilik sözleşmesinin süresi sona ermeden davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek davalıya iade edilen mallar için 8.710.77 TL., 5.000 TL. kazanç kaybı, 2008 yılı satışlarından doğan 8.000 TL. prim alacağının davalıdan tahsilini, davalıya teminat olarak verilen 3 adet senedin iptali ile müvekkiline iadesini, müvekkilinin taşınmazı üzerine davalı lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılmasını talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile kazanç kaybının 62.038.80 TL’sına prim alacağının 38.397.00 TL’sına çıkarılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının edimlerini yerine getirmediğini, 3.832.77 TL. alacağı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporlarının dosya içerisindeki deliller ile uyumlu, gerekçeli, açıklayıcı nitelikte olduğu, davacı vekilinin 8.710.77 TL alacağın davalı vekilinin kabulü göz önüne alınarak 3.832.77 TL olarak tahsilini istediği, bonoların ve ipoteğin davalıya teminat olarak verildiğinde ihtilaf bulunmadığı, sözleşmenin feshine rağmen bonoların davacıya iade edilmediği, davacının bayilik sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.832.77 TL. alacağın, 37.228.28 TL kazanç kaybının ve 5.915.50 TL. prim alacağının ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3 adet bononun iptali ile davalı tarafından davacıya iadesine, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olmadığı gibi, 14.06.2010 tarihli rapora taraf vekilleri, 06.01.2011 tarihli rapora davalı vekili gerekçelerini de gösterek itiraz etmiştir. Mahkemece açıklanan bu itirazlar gözetilerek konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden, taraf vekillerinin itirazlarını da karşılar nitelikte ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.